YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12494
KARAR NO : 2015/29615
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
.
MAHKEMESİ : .Asliye Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, öğrencisi olduğu Şahabettin Harput İlköğretim Okulunun tuvalet kapsını kırmak suretiyle kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi gereğince on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanların davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu olmadığının belirtilmesi karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen farik mümeyyizlik raporunda, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiği belirtilmişse de; Yargıtay bozma ilamına uygun olarak alınan sosyal inceleme raporunda suça sürüklenen çocuğun, karar verme ve davranışlarına yön verebilme becerileri açısından yeterli olgunluğa sahip olmadığı şeklinde görüş belirtilmesi ile iki bilirkişi raporu arasında çelişki oluşmasına rağmen, bu çelişki giderilmeden Fatsa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen ve suça sürüklenen çocuk aleyhine sonuç doğuran farik mümeyyizlik raporuna hangi gerekçeyle öncelik tanınarak mahkumiyet kararı verildiği açıklanmaksızın, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a mddesi gereğince 1 yıl hapis cezası verilip, aynı Kanun’un 168/2. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapıldıktan sonra, TCK’nın 31/2. maddesi gereğince tekrar 1/2 oranında indirim yapılması sonucu 3 ay hapis cezasına karar verilmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 3 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.