Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/13742 E. 2015/41638 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13742
KARAR NO : 2015/41638
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık aşamalardaki savunmalarında özü itibariyle “yakınan .. ile arkadaş olup, bir yıl önce ayrıldıklarını, aralarında ceza davalarının olduğunu, olay günü, yolda yürürken, diğer yakınan .. küfür edince önce üzerlerine yürüdüğünü, ancak bayan oldukları için birşey yapmadan, olay yerinde 40-50 metre ileride bulunan kardeşi …. ile buluşup işine döndüğünü, üç ay önce de, yakınanların ağabeyleri olan .., kendisini bıçakladığını, telefonunu gasp ettiğini, bu davanın İzmir 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam ettiğini, aralarındaki husumet nedeniyle yakınanların böyle bir şikayette bulunduklarını, suçlamaları kabul etmediğini” belirttiği;

Olay yerine yakın yerde bulunduğu belirtilen sanığın kardeşi tanık …. talimat mahkemesinde alınan ifadesinde aynen; “sanık .. benim kardeşim olur, olay tarihinde kendisi ile.. semtinde aşağı yol olarak bilinen yerde buluşacaktık. Ben bir süre kendisini orada bekledim gelmeyince yukarıya doğru ismini bilmediğim bir lisenin önüne gittim. Bu lise .. Lisesi olabilir. Orada kardeşimin iki bayan ile tartıştığını bayanların kardeşime küfrettiğini gördüm. Kardeşim onlara herhangi birşey söylemedi. Yanıma geldi, ben de kendisine ne olduğunu sorduğumda, bayanlardan birinin eski kız arkadaşı olduğunu, bu nedenle kendisine küfrettiğini söyledi, ben kardeşimin elinde herhangi bir şekilde kolye görmedim. Ben kardeşimi mağdurlara bıçak çekip, tehdit ettiğini herhangi bir şekilde mağdur bayanların kolyesini gasp ettiğini görmedim. Eğer böyle birşey olsaydı görürdüm. Ben mağdurların sadece kardeşime küfrettiklerini ve sataştıklarını gördüm.” dediği;

Yakınanların şikayeti sonrası, kolluk görevlilerince olay tarihi olan 21.09.2010 günü, saat 21:10’da yakalanmasına dair tutanakta; sanığın üzerinde herhangi bir suç unsuru ele geçirilemediği,

Yakınanlar da, özellikle sanığın, ..’a yönelik bıçak tehdidi ile boynundaki altın kolyenin gasp edilmesine ilişkin iddia yönünden aşamalarda istikrarlı bir biçimde özetle iddianamedeki olayın anlatımı ile örtüşen anlatımlarda bulunmuşlar,

Mağdurelerden..’in olay sonrası 21/09/2010 tarihinde, saat 18.30 itibari ile aldırılan İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 12761663 sayılı raporlarına göre, “yapılan muayenede boynun arka kısmında kolyenin koparılmasına bağlı olması muhtemel 10 cm uzunluğunda sathi çizik şeklinde sıyrık tespit edildiği, sol üst periyatel bölgede hiperemi tespit edilip mevcut lezyonların yumuşak doku tramvası olduğu, iş ve güce mani engel teşkil etmediği” belirlenmiş,

Ayrıca dosya arasında bulunan her iki taraf arasındaki, “hakaret, tehdit ve kasten yaralama” suçlarından, kimisinde sanık kimisinde de müşteki oldukları birçok soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin iddianameler ve kararlar;

Son olarak da sanığın, temyiz dilekçesine ekli olarak göndermiş olduğu yakınanlar tarafından internetteki sosyal paylaşım siteleri üzerinden iddia edilen suç tarihinden önce sanığa gönderilmiş olan mesajların bir kısmında, sanığa ait telefonun rızası dışından yakınan tarafından alınmasına dair önceki olayı da kastederek “nasıl ceza aldırdık, bi bok ispatlayamazsın, telefon bende, gençliğini çürüteceğim senin, hem saldırdık sana, hem de cezaevine gönderdik oğlum, daha tanımıyon bizi, aşiretiz biz, kanunlar bizden yana, bizle kaşık atamazsın, bi şikayetime bakar, sen çık dışarı, seni attırayım yine içeri…”; “telefonun bende yiyosa gel hiçbişeyi kanıtlayamazsın, polisler bizden…”, “… telefonun da güzelmiş, erkek misin oğlum, gel alsana telefonunu, sıktık aldık senden” şeklinde iletiler gönderdiği,

Anlaşılmakla tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanık ve yakınanlar arasında, birbirlerine iftira atmayı gerektirecek kadar yoğun husumet bulunduğundan, sanık tarafından gerçekleştirilen ve suç teşkil eden bir eylem olup olmadığı, var ise; bunun hukuki vasıflandırmasının ne olması gerektiği yönünde dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delillerin yeterli olup olmadığı noktasında mevcut dosyada yer alan tahkikat eksiklikleri gidermek ve böylece Ceza Muhakemesinin asıl amacı olan maddi gerçeği ortaya çıkarabilmek amacıyla;

a-) Yakınan ..in ablası olan diğer yakınan … aşamalarda; “olay günü, kardeşi .. okula bırakmak için birlikte yürürken, okula yaklaştıklarında; kız kardeşinin, kendisine “geri dönüp baktığında, sokak üzerinde, daha önceden tanıdığı ve sarkıntılık eden sanığı gördüğünü” söylemesi üzerine, sanığa doğru yaklaşıp, “sen buralarda daha ne dolaşıyorsun” deyip, ona gitmesini söylediğini, önce gider gibi yapıp, geri dönerek pantolonunun cebinden çıkarttığı sırtı tırtıklı bir bıçağı düğmesine basıp açtıktan sonra, ..’in karnına dayayıp, boğazını sıktığını, kendisinin aralarına girdiğini, bu kez bıçakla kendisine saldırınca yana kaçtığını, bu esnada kız kardeşinin okuldan arkadaşı olan Samet’in gelmesi ile polisi aradığını, sanığın da kaçmaya başladığını, kaçarken sanığın bir elinde bıçak, diğer elinde kızkardeşinin kolyesini gördüğünü” beyan etmiş olması karşısında; olayın bir kısmını da olsa bizzat görmüş olduğu anlaşılan tarafsız tanık yakınan ..’in okuldan
arkadaşı olan .. adlı kişinin açık kimlik ve adres bilgileri öğrenilerek, ..’in ayrıntılı ifadesinin alınması, özellikle yakınana ait altın kolyenin sanık tarafından alınıp alınmadığının tespiti,

b-) Yakınan ..’ın, sanık tarafından kızkardeşi …’in boğazının sıkıldığını ifade etmesi, yakınana ait doktor raporunda da, boynundaki bulgunun, kolyenin koparılmasına bağlı bir iz olabileceği belirtilmekle; doktor bilirkişisine; raporda tarif edilen bu bulgunun, boynun sıkılması sonucunda da oluşma ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususunun sorulması;

Sonrasında dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip, hangi delil ve kimlerin beyanlarına niçin üstünlük tanındığı belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilip, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde sanığın, yakınan ..’e yönelik “yağma” suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …. ve savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.