Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/21848 E. 2015/5706 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21848
KARAR NO : 2015/5706
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal rejiminden kaynaklanan alacak

Hafize İnci ile….. aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının reddine dair Aile Mahkemesi’nden verilen 10.09.2013 gün ve 26/733 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı ….. vekili; evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş adına tescil edilen 291 ada 96 parsel 9 nolu bağımsız bölümün alınmasına vekil edeninin çocuk ve yaşlı bakım işlerinde çalışmak suretiyle katkıda bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 50.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ….. vekili; davacı eşin ev hanımı olup hiçbir işte çalışmadığını, taşınmazın alımında katkısı bulunmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 09.06.1966 tarihinde evlenmişler, 04.06.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 07.07.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM’nin 170.m.) bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK’nun 225/2.m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nun 202.m).
Dava dilekçesinin içeriği ve dava konusu 291 ada 96 parsel 9 nolu bağımsız bölümün 14.08.1995 tarihinde edinilmiş olmasına göre dava, 743 sayılı TKM’nin 170. Maddesi uyarınca mal ayrılığının geçerli bulunduğu dönemde edinilmiş taşınmazdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.
Kural olarak, 743 sayılı TKM’nin yürürlükte olduğu 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, kadın ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir.
Davacı tanıklarından …. ifadesinde, davacının hasta ve çocuk bakıcılığı yaptığını, ayrıca halk ekmek büfesi işlettiğini bildirdiğine göre taraf tanıkları yeniden çağrılarak davacının bakıcılık faaliyetinin hangi tarihler arasında gerçekleştirildiği ve süreklilik arz edip etmediğinin sorulup belirlenmesi gerekir. Ayrıca aynı tanığın ifadesinde belirttiği halk ekmek büfesi işletmeciliği için herhangi bir vergi ya da ticaret kayıtlarının olup olmadığı ilgili yerlerden sorulup belirlenmeli, bu yolla davacının dava konusu taşınmazın satın alındığı 14.08.1995 tarihinden önce düzenli gelirinin bulunup bulunmadığı ve taşınmazın alımında katkısı araştırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.