Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2015/5075 E. 2016/299 K. 27.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5075
KARAR NO : 2016/299
KARAR TARİHİ : 27.01.2016

Tebliğname No : 1 – 2015/244869
MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 09/10/2014, 2014/320 (E) ve 2014/321 (K)
SUÇ : Öldürmeye teşebbüs

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-) Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08/12/2012 tarihli ve 2012/107 sayılı iddianamesinde, müşteki olarak “K.. S..” yerine hatalı şekilde “M.. S..”ın gösterilmesinin, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2-) Sanık Şeyhmus’un mağdur Kadir’e yönelik öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde;
A-) Oluşa ve dosya kapsamına göre; Mağdur Kadir ile tanık Vedat arasında alacak meselesi konusunda çıkan tartışma sonrasında sanık Şehmus’un da tartışmaya dahil olduğu, tartışma sırasında mağdur Kadir’in sanık Şehmus’a tokat atıp bıçak çekmesi üzerine sanık Şehmus’un bıçakla mağdur Kadir’i yaraladığı olayda; mağdurdan sanığa yönelen haksız eylemler nedeniyle, 1/4 ila 3/4 oranları arasında cezadan indirim öngören TCK.nun 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari sınıra yakın bir oranda indirim yapılması yerine, yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Şehmus’un mağdur Kadir’e yönelik öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, eleştiri nedeni saklı kalmak kaydıyla kusurluluğu etkileyen nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç niteliğine, meşru savunma koşullarının oluştuğuna, vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi gereğince, 5271 sayılı CMK’nun 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Kanunun 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince Müdafii ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca sanıklar için baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin alınmasına hükmedilmeyeceğinin gözetilmeyerek bu ücretin bozma öncesindeki yargılama giderleri içerisinde sayılması; ayrıca 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulamalar yasaya aykırı ise de, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
1-) Hükmün 8.bendindeki ve yargılama gideri başlığı altındaki “372,05TL” ibaresinin bozma öncesi hükmedilen zorunlu müdafii ücreti olan 172 TL’ nin çıkarılması nedeniyle “200,05TL” olarak değiştirilmesine ve;
2-) Yine hükmün 7. bendinde yeralan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün ise “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine,
Karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 27/01/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.