Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2886 E. , 2021/6310 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/2886
Karar No : 2021/6310
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Trabzon İli, Şalpazarı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının kabulüne ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine dair … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarihli, E:…, K:… sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım imar planında, üst ölçekli planlarda öngörülen nüfus atamasından daha fazla nüfus ataması yapıldığı, bu durumun planlama esaslarına aykırılık teşkil ettiği, öngörülen gelişme yapısının Şalpazarı İlçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlemesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı, dava konusu nazım imar planında öngörülen 22.000 kişilik nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımların Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kısmen park alanında, kısmen de 10 metrelik yol alanında; … ada, … parsel sayılı taşınmazın ise 10 metrelik yol alanında kaldığı, 33 parsel sayılı taşınmaza getirilen park alanı kullanım kararının yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanları gözetilmeden getirildiği, söz konusu düzenlemenin mevcut nüfus artışına aykırı olarak Şalpazarı İlçesi, … Mahallesine atanan aşırı nüfusun sonucu olduğu, bu nedenle şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, söz konusu taşınmazlara getirilen yol alanının ise fazla yapılan nüfus ataması ile ilgisi bulunmadığı ve plan kapsamında da zorunluluk arz ettiği, uyuşmazlığa konu parsellere getirilen yol alanının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline, … parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından, bölgeye yapılan nüfus atamasının hatalı olduğu, öngörülen nüfusa göre belirlenen 10 metrelik imar yoluna bölgede ihtiyaç bulunmadığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından, Dava konusu işlemlerin imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından uygun olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının … parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın ve İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım imar planının dayanağı olan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında Şalpazarı İlçesinin 2040 yılı için kentsel nüfusunun 22.000 kişi olarak belirlendiği, dava konusu nazım imar planında ise 2040 yılı için Şalpazarı İlçesi kentsel nüfusunun 23.550 kişi olarak öngörüldüğü, dava konusu nazım imar planıyla yapılan nüfus atamasının üst ölçekli plana aykırı olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlemesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı anlaşılmıştır.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın dava konusu nazım imar planında 10 metrelik yol alanında kaldığı, nazım imar planında yapılan nüfus atamasının hatalı olduğu, söz konusu planlama bölgesindeki donatı alanlarının ve yerleşime açılacak alanların öngörülen nüfusa göre belirlendiği anlaşılmıştır. Donatı alanları ve yerleşime açılacak alanların birbiriyle ve kent merkeziyle bağlantısını kuracak olan yol alanlarına ihtiyaç olup olmadığı, ihtiyaç bulunması halinde ne kadar genişlikte bir yol alanına ihtiyaç bulunduğu hususlarının tespit edilebilmesi için öncelikle söz konusu planlama bölgesindeki taşıt ve yaya yoğunluğunun tespit edilmesi, bir başka ifadeyle her şeyden önce nüfus atamasının doğru yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, hatalı yapılan nüfus atamasına göre belirlenen yerleşmeler ve kent merkezi arasında bağlantıyı sağlaması için öngörülen yol alanına ihtiyacın bulunup bulunmadığının, ihtiyaç bulunmakta ise ne kadar genişlikte bir yola ihtiyaç bulunduğunun anılan bölgeye ilişkin nüfus atamasının doğru bir şekilde yapılması sonucu yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden temyize konu Bölge İdare Mahkemesinin bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Trabzon İli, Şalpazarı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının kabulüne ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine dair … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İşlem tarihindeki yürülükteki şekliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım imar planının dayanağı olan 1/25.000 ölçekli nazım imar planında Şalpazarı İlçesinin 2040 yılı için kentsel nüfusunun 22.000 kişi olarak belirlendiği, dava konusu nazım imar planında ise 2040 yılı için Şalpazarı İlçesi kentsel nüfusunun 23.550 kişi olarak öngörülen nüfus atamasının üst ölçekli plana aykırı olduğu, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlemesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı anlaşılmıştır.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Uyuşmazlığa konu taşınmaz dava konusu olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen park alanında, kısmen 10 metrelik yol alanında kalmaktadır.
İdare Mahkemesi kararında, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor hükme esas alınacak nitelikte olduğu sonucuna ulaşılarak taşınmazlara getirilen 10 metrelik yol alanının hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı belirtilmiş, bununla beraber hüküm kısmında, dava konusu revizyon imar planının kısmen park alanında, kısmen 10 metrelik yol alanında kalan … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddine karar verilmiştir.
Donatı alanları ve yerleşime açılacak alanların birbiriyle ve kent merkeziyle bağlantısını kuracak olan yol alanlarına ihtiyaç olup olmadığı, ihtiyaç bulunması halinde ne kadar genişlikte bir yol alanına ihtiyaç bulunduğu hususlarının tespit edilebilmesi için öncelikle söz konusu planlama bölgesindeki taşıt ve yaya yoğunluğunun tespit edilmesi, bir başka ifadeyle her şeyden önce nüfus atamasının doğru yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, hatalı yapılan nüfus atamasına göre belirlenen yerleşmeler ve kent merkezi arasında bağlantıyı sağlaması için öngörülen yol alanına ihtiyacın bulunup bulunmadığının, ihtiyaç bulunmakta ise ne kadar genişlikte bir yola ihtiyaç bulunduğunun anılan bölgeye ilişkin nüfus atamasının doğru bir şekilde yapılması sonucu yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında … parsel sayılı taşınmaz yönünden sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Uyuşmazlığa konu taşınmaz, dava konusu olan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında 10 metrelik yol alanında kalmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, her ne kadar, 10 metrelik yolun bölgenin topografik yapısı nedeniyle dağınık olan yerleşmelerin birbiriyle ve kent merkeziyle bağlantıları sağlaması, bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu nazım imar planında yapılan nüfus atamasının hatalı olduğu, hatalı yapılan nüfus atamasına göre belirlenen yerleşmeler ve kent merkezi arasında bağlantıyı sağlaması için öngörülen yol alanına ihtiyacın bulunup bulunmadığının, ihtiyaç bulunmakta ise ne kadar genişlikte bir yola ihtiyaç bulunduğunun anılan bölgeye ilişkin nüfus atamasının doğru bir şekilde yapılması sonucu yeniden değerlendirilmesi gerektiği açıktır
Açıklanan nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının … parsel sayılı taşınmaz yönünden ONANMASINA, … parsel sayılı taşınmaz yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulmasına karar verilen kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/04/2021 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Trabzon İli, Şalpazarı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının kabulüne ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine dair … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu nazım imar planında, üst ölçekli planlarda öngörülen nüfus atamasından daha fazla nüfus ataması yapıldığı, bu durumun planlama esaslarına aykırılık teşkil ettiği, öngörülen gelişme yapısının Şalpazarı İlçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, belirtilen şekilde nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu, bu nüfusa göre yapılacak konut ve donatı alanı düzenlemesinin bölgedeki yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyeli yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı, dava konusu nazım imar planında öngörülen 22.000 kişilik nüfus için düzenlenen eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımların Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kısmen park alanında, kısmen de 10 metrelik yol alanında; … ada, … parsel sayılı taşınmazın ise 10 metrelik yol alanında kaldığı, … parsel sayılı taşınmaza getirilen park alanı kullanım kararının yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanları gözetilmeden getirildiği, söz konusu düzenlemenin mevcut nüfus artışına aykırı olarak Şalpazarı İlçesi, … Mahallesine atanan aşırı nüfusun sonucu olduğu, bu nedenle şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu, söz konusu taşınmazlara getirilen yol alanının ise fazla yapılan nüfus ataması ile ilgisi bulunmadığı ve plan kapsamında da zorunluluk arz ettiği, uyuşmazlığa konu parsellere getirilen yol alanının hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının … parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline, … parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı ve davalı idare tarafından yapılan yapılan istinaf başvurularının reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı idare vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
Uyuşmazlığa konu … ada, … parsel sayılı taşınmaz dava konusu olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında kısmen park alanında, kısmen 10 metrelik yol alanında, … parsel sayılı taşınmaz ise 10 metrelik yol alanında kalmaktadır.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden;
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 10 metrelik yolun bölgenin topografik yapısı nedeniyle dağınık olan yerleşmelerin birbiriyle ve kent merkeziyle bağlantıları sağlaması, bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu, taşınmaza getirilen park alanı kullanım kararının ise, yürüme mesafeleri ve hizmet etki alanları gözetilmeden getirildiği, söz konusu düzenlemenin mevcut nüfus artışına aykırı olarak Şalpazarı İlçesi, … Mahallesine atanan aşırı nüfusun sonucu olduğu, bu nedenle şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Taşınmazın 10 metrelik yol alanında kalan kısmı bakımından;
Dosyanın ve İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, 10 metrelik yolun bölgenin topografik yapısı nedeniyle dağınık olan yerleşmelerin birbiriyle ve kent merkeziyle bağlantıları sağlaması, bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda, taşınmazın 10 metrelik yol alanında kalan kısmının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna varıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden isabet bulunmamaktadır.
Taşınmazın park alanında kalan kısmı bakımından;
Davacı tarafından dava dilekçesinde taşınmazın bir kısmının park ve yeşil alanda düzenlendiğinin ileri sürüldüğü, dava konusu revizyon nazım imar planına yönelik yapılan itirazda taşınmazda yeniden düzenleme yapılmasının talep edildiği, anılan başvuruların reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinin ve revizyon nazım imar planına yapılan itirazların incelenmesi sonucu davacının talebinin uyuşmazlığa konu taşınmazın yeniden yapılaşmaya açılmasına ilişkin olduğu, bu nedenle yapılacak olan yargısal denetimin yalnızca uyuşmazlığa konu parsel yönünden olması gerektiği, buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda, planlama alanı genelinde bu kadar büyük bir alanın yapılaşmaya açılmasına ve öngörülen nüfusa göre donatı alanı düzenlenmesine ihtiyaç bulunmadığı, taşınmaza getirilen kullanım kararının temel nedeninin Şalpazarı İlçesi kent merkezine atanan aşırı nüfus olduğu şeklinde dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının geneline ilişkin saptamalarda bulunulduğu görülmüştür.
Dava konusu 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile taşınmaza getirilen kullanım kararının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı yönünden yapılacak incelemenin yalnızca uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden yapılması gerekirken, nazım imar planının geneline ilişkin tespit edilen hukuka aykırılıklardan yola çıkarak uyuşmazlığa konu taşınmaz yönünden hüküm kurulmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, taşınmaza getirilen park alanı kullanım kararının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olup olmadığı ve nazım imar planına yapılan itirazda belirtildiği üzere taşınmaza ilişkin yeniden planlama yapılmasının gerekip gerekmediğinin gerekirse ek bilirkişi raporu alınması suretiyle açıklığa kavuşturulduktan sonra bu kısım yönünden yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
… ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden bozulması, … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden ise onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.