Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/155 E. 2015/3109 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/155
KARAR NO : 2015/3109
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen takip nedeniyle İ.İ.K. 269/a maddesine dayalı tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece takip talebinde tahliye isteği bulunmadığından duruşma açılmaksızın davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.nun 320/1 maddesinde düzenlenen “mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir” hükmü İİK.nun ilgili maddeleri ile takip hukuku açısından yorumlanmalı ve değerlendirilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki anılan maddeye göre duruşma yapmadan karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması gerekir. Başka bir anlatımla ancak hukukun cevaz verdiği “ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz vb gibi” veya İİK.nun 17-18 maddelerinde öngörülen şikayet davalarında olduğu gibi Kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanıdığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği durumlarda dosya üzerinden karar verilemez. Bu arada HMK.nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27.maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36.maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılama hakkına ilişkin 6.maddesi de dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve yasa koyucunun takip ettiği amaç gözetildiğinde dava dilekçesinin usule uygun olarak davalıya tebliğinden sonra yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek evrak üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Öte yandan icra dosyası içerisinde yer alan 16.09.2014 havale tarihli ve alacaklı vekilinin imzası bulunan tahliye talepli takip talebi üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken takip talebinde tahliye isteğinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.