YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10398
KARAR NO : 2015/12205
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ölen …’ın, safra kesesinde taş saptanması üzerine Gelibolu Devlet Hastanesi genel cerrahi uzmanı doktor … tarafından 29.01.2007 tarihinde ölene safra kesesi ameliyatı yapıldığı, ameliyattan 2 gün sonra doktor …’in ölenin idrar yollarında tıkanılık olduğunu ve bu konuda müdahalede bulunamadıkları için hastanın Edirne Devlet Hastanesi’ne sevkinin gerçekleştiği, Edirne Devlet Hastanesi’nin de müdahalede bulunamayacaklarının belirtmesi üzerine sevk edildiği İstanbul Vakfı Gureba hastanesince 01.02.2007 tarihinde İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’ne sevk edildiği ve burada gördüğü tedavi sonrasında 13.02.2007 tarihinde öldüğü olayla ilgili olarak ölüm sebebi konusunda,
Adli Tıp 1. İhtisas Kurulunca 31.12.2007 tarihinde düzenlenen raporda, ”ölümün kolesistit nedeniyle kolesistektomi ameliyatı sırasında oluşan safra yolu yaralanması ve sonrası gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği”nin belirtildiği ve Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 04.04.2008 tarihli raporunda ise ”kişiye konulan tanı ve ameliyat kararının doğru olduğu, ameliyat sırasında Bizmut 3 tipi yaralanma meydana geldiğini (sağ hepatik iki kanalın birden bağlanması) bplt 4340unun kolesistektomi ameliyatlarının beklenir komplikasyonlarından olmadığı, ortaya çıkan durumun ameliyat sırasında hatalı sağ hepatik iki kanalın bağlanmasına bağlı olduğu, erken dönemde safra kaçağının tespit edilerek hastanın sevk edilmesinin uygun olduğu, ancak İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde 01.02.2007 tarihli hastanın yatırılışında defans ( + ), subikter mevcut olması, lökosit 14.700, T.biluribin 6.4 Direkt bilurubin 4.1 olduğu, yapılan tüm batın BT’de perihepat-ik sıvı saptandığından safra kaçağı düşünülerek ameliyat kararının erken verilmesi gerektiği, bu nedenle hem ilk ameliyatta Bizmut 3 tipi yaralanmaya neden olunması, ayrıca sevk edildiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesinde erken dönemde ameliyat kararı verilmemesinin, tıp kurallarına aykırı olduğu” şeklinde görüş belirtildiği, Yüksek Sağlık Şurası’nın 24-25 Haziran 2010 tarihli raporunda ise , ”hastada gelişen olayların kolesistektomi sonrası gelişen komplikasyonlardan olduğu, hasta zamanında sevk edildiğinden Dr. ..’in kusurunun olmadığı; ayrıca hastaya İ.Ü.Tıp Fak. Hastanesinde mevcut koledok yaralanması için düşünülen rekonstrüksiyon ameliyatı öncesi PTK işlemi planlanmasının doğru olduğu, hastanın ölümüne PTK işlemi sonrası gelişen KC yaralanması ve batın içi kanamanın neden olduğu ve bunun da PTK işleminin komplikasyonu olduğu”, şeklinde görüş belirtmekle birlikte;
Dosya kapsamına göre, safra kesesi ameliyatını gerçekleştiren doktor … hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davanın yargılaması sonunda Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 tarih 2009/35 esas 2010/238 sayılı kararı ile kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmedildiği hükmün katılanlar vekili tarafından temyiz edildiği ve Dairemizin 04.07.2013 tarih 2012/ 21371 esas 2013/18377 sayılı ilamı ile doktor … hakkında ”Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanığa atfedilecek kusurun tartışmayı gerektirmeyecek şekilde kesin bir biçimde saptanması, sanığın yaptığı ameliyat sırasında hata yapıp yapmadığı hususunda, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, sanığın olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak, önceki raporlar da irdelenecek şekilde her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmasından sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, sanığın olayda kusuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi” nedeniyle beraat kararının bozulduğu, öte yandan ölenin 01.02.2007 tarihinde sevk edildiği İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde tedavisini sürdüren Genel Cerrahi uzmanı olan sanık doktorlar … ve … hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda bu sanıklar yönünden de kusurları bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine hükmedilmiş ise de; ölene ilk müdahaleyi yapan doktor sanık … ile bu davanın sanıkları … ve …’nun meydana gelen ölüm olayındaki kusur ve sorumluluklarının tespiti ve değerlendirilmesi için öncelikle Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasının, sanıklar … ve … hakkındaki dava dosyası ile birleştirmesi, birleştirme mümkün olmadığı takdirde dosyanın bu dosya içerisine alınıp sanıkların hukuki durumunun birlikte takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılanın itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.