YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7520
KARAR NO : 2015/11440
KARAR TARİHİ : 08.06.2015
İş Mahkemesi
Dava Türü : İtirazın iptali
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanun’un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemiz ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle mi geçerli nedenle mi feshedildiği ve buna bağlı olarak kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizin, “…Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu dosya içindeki bilgi ve belgelere göre hazırlanmıştır. Bilirkişi raporunda 12.09.2008 fatura tarihinde aracın 229.552 km’de, 20.01.2009 fatura tarihinde 242.408 km’de olduğu, aradaki farkın 12.856 km. Olduğu, disklerin maksimum 60.000-130.00 km’den, balataların ise 30.000 km’den önce değişmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle disk ve balataların 12.856 km’de bitme noktasına varacak kadar aşınmasının olası olmadığı, 12.09.2008 tarihinde alınan balata ve disklerin takılmamış olabileceği yönünde görüş bildirilmiş ayrıca aracın uygun kullanım koşulları dışında kullanılması ve sürücünün belirli periyotlarda yapması gereken bakımları zamanında yapmamasının bu tür bir arızaya neden olabileceği mütalaa edilmiştir. Görüldüğü üzere bilirkişi raporu tahmine dayalı olarak ilk alınan balata ve disklerin takılmamış olabileceği yönündedir. Davacının aracın aslında fren sisteminin tümden bozuk olduğunu, bu sebeple arızanın tekrarlandığını savunmasında ileri sürdüğü de dikkate alındığında feshe konu fiili davacının gerçekleştirip gerçekleştirmediği yani 12.09.2008 tarihli faturaya konu fren balatalarını ve ön disklerini aldığı halde takmadığı hususu kesin bir biçimde açıklığa kavuşmamış, şüpheli kalmıştır. Şüphe ise iş Hukukunun temel prensiplerinden olan “işçi lehine yorum” ilkesine göre davacı işçi lehine yorumlanmalıdır. Ancak işveren de bu tür bir şüphe altında kalan işçiyi çalıştırmak zorunda değildir. Bu durumda davalı işverenin yaptığı fesih, haklı olmasa da geçerli nedene dayanmaktadır. Geçerli fesih hallerinde işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yukarıda özetlenen maddi ve hukuki olgular karşısında hatalı olmuştur.
Bu nedenle eldeki itirazın iptali davasına konu icra takibi ile talep edilen kıdem-ihbar tazminatı ve kıdem tazminatı işlemiş faizi hakkında bir karar verilmeli, alacaklar likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebi ise reddedilmelidir.” gerekçesi ile verdiği bozma kararının usul ve yasaya uygun olmasına, özellikle mahkemenin kararın gerekçe kısmında bozma ilamına uyulduğunu belirttikten sonra kararda direndiğinin anlaşılmasına göre direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NA GÖNDERİLMESİNE, 08/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.