Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/14003 E. 2015/29822 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14003
KARAR NO : 2015/29822
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ : Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Y.. K..’un yanında kimliği tespit edilemeyen arkadaşı ile birlikte aracı ile seyir halinde iken ikametinden Hanak İlçe Merkezine ekmek almak amacıyla gitmek üzere karayoluna çıkan mağdurun yanına yanaştığı ve ilçeye götürmeyi teklif ettiği, mağdurun bu teklifi kabul ettiği ve araca bindiği, sanık Yusuf’un konuşma esnasında mağdurun imam olduğunu öğrendiği, sanık Yusuf’un mağdura kendisini Ni Y olarak tanıttığı, Hanak İlçesinden dönüşte sanık Yf ve kimliği tespit edilemeyen erkek şahsın mağduru Çayağzı Köyünün çıkışına Altaş Köyü istikametine götürdükleri ve sır vereceklerini söyleyerek yemin ettirdikleri, sanık Yun mağduru bir papaz tarafından gömülen defineyi bulduklarını, 3 tane tarihi eser niteliğinde heykel olduğunu, bu heykelleri bir hafta süre ile kendisine emanet edeceklerini, 1914 yılında bir papazın heykeller bulunduğunda güvenilir olmaları nedeniyle heykellerin imamlara emanet edilmesini torunlarına vasiyet ettiğini söylediği, daha sonra sanık Yun mağdura 3 adet heykel verdiği ve her iki şahsın mağdurun yanından ayrıldığı, mağdurun bu heykelleri bir taş yığınının arasına gömdüğü, sanık Y’un daha sonra mağduru Kars’tan telefonla arayarak yanlarında bir papazın olduğunu söylediği ve telefona bir başka şahsı vererek bu şahsın kendisini papaz olarak mağdura tanıttığı, sonraki birkaç gün içinde sanık Y’un mağduru arayarak değişik gerekçelerle para istedikleri, mağdurun parayı sanığın tarafından Memik Hilmi Daştan ve Muhterem Kevgir adına açtırılan sahte banka hesaplarına havale ettiği olayda, yerel Mahkeme’nin 10/06/2008 tarih 2007/11 E. 2008/50 sayılı kararıyla sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, Dairemizin 06/03/2013 tarih ve 2011/19405 esas, 2013/4132 sayılı kararıyla diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; mağdurun aldatılmasında bankanın vasıta olarak kullanılmadığı sadece ödeme aracı olduğu gözetilerek eylemin tüm dosya kapsamıyla basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve TCK’nın 157/1.maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğinden yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında zincirleme şekilde dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmadan sonra yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.