Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/8019 E. 2015/25068 K. 23.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8019
KARAR NO : 2015/25068
KARAR TARİHİ : 23.03.2015

Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
TCK’nın 50/1-d maddesi gereğince belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma tedbiri süresinin, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle mümkün olabileceği, bir kat ibaresinin ise hükmolunan cezanın süresini ifade ettiği, sanığa tehdit ve yaralama suçlarından ayrı ayrı 5’er ay hapis cezası verilmesine karşın, kanunda belirlenen süreden daha fazla olarak cezaların ayrı ayrı 8 ay süreyle TCK’nın 50/1-d maddesi gereğince tedbire çevrilmesi,
Kanuna aykırı, sanık …. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, mahkemece cezaların alt sınırdan verilmiş olması ve usul ekonomisi gözetilerek hükümler fıkrasındaki “8 ay süreyle” ibarelerinin “2 ay 15 gün süreyle” şeklinde değiştirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddeleri uyarınca davanın esasına, 23/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.