YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12336
KARAR NO : 2015/29342
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheliler Ayışığı Mobilya Yatak Ev Tek. Ve Dek. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti . yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2014 tarihli ve 2014/3562 soruşturma, 2014/3157 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli ve 2014/949 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22.07.2014 gün ve 2014-15082/50615 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2014 gün ve 2014/292288 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, her ne kadar borçlunun adresini terk etmiş olmasının tek başına atılı suçları oluşturmayacağı, senet borçlusunun bulunması, imzaya ve borca itiraz etmesi halinde dolandırıcılık ve sahtecilikten bahsedilebileceği gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de suça konu olan ve sahte olarak tanzim edildiği iddia olunan senetlerdeki borçlulardan hiçbirine ulaşılamamış olması, tümünde adres araştırmasının sonuçsuz kalması ve bu şekildeki senetleri adedi de dikkate alındığında müştekinin iddia ettiği üzere bu senetlerin bankadan kredi kullanılmak üzere sahte olarak tanzim edilip edilmediğinin ve atılı suçların gerçekleşip gerçekleşmediğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından müştekinin 10/01/2014 tarihli dilekçesi ile alacaklı konumundaki şüpheli …………… ifadesine başvurması, benzer suçlardan hakkında soruşturma olup olmadığının tespiti ayrıca suça konu olan senetteki borçluların araştırılarak gerçekte var olup olmadıkları, senetteki borç ilişkisinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının sorulması, dolayısıyla isnat edilen suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar her türlü delilin resen ve etraflıca araştırılarak ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, hiçbir araştırma yapmaksızın eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20.05.2014 tarih ve 2014/949 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.