Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/20001 E. 2015/14602 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20001
KARAR NO : 2015/14602
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının askı süresi içerisinde iş bu davayı açtığını, iş akdinin iş verence feshedildiği hususunun doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68’inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre takdir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının her ayın 2 haftasında haftanın 7 günü 07.30 -18.30 saatleri arası çalışıp 1 saat ara dinlenmesi ile günde 10 saat çalıştığı bundan 45 saat yasal çalışma süresinin indirilmesi sonucunda 25 saat fazla çalışma yaptığı, diğer 2 hafta ise mesainin saat 23.00’e kadar devam ettiğinin kabulü ile günde 15,5 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmesi ile 45’lik yasal çalışma süresinin indirilmesi sonucunda 53 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış, ayrıca hafta tatili alacağı da hesaplanmıştır. Oysa hafta tatillerinde çalışılan 7,5 saatin hafta tatili olarak hesaplanmasından sonra tekrar bu sürenin fazla çalışma alacağı hesabına da dahil edilmesi mükerrerliğe yol açtığından hatalıdır. Yapılacak iş; davacının haftanın 6 günü 07.30-18.30 veya 07.30-23.00 saatleri arası çalıştığının kabulü ile fazla mesai ücreti hesaplanmalı, hafta tatillerinde çalışılan 7,5 saatin üzeri ayda 2 hafta için 2,5’ar saat, diğer iki hafta için 6’şar saat çalışmanın fazla mesai hesabına dahil edilmesi suretiyle hesaplama yapmaktır.
Davacının her ayın 2 haftasında ki 7 gün 7:30-23:00 saatleri arasındaki çalışmasından 2 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerekirken 1,5 saat düşülmesi de hatalı olup ayrıca bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.