Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/947 E. 2015/28296 K. 08.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/947
KARAR NO : 2015/28296
KARAR TARİHİ : 08.09.2015

MAHKEMESİ : Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Basit tehdit, mala zarar verme, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Mala zarar verme ve basit tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2- Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Sanık ile katılanın bir süre gönül ilişkisi yaşadıkları, katılanın ayrılmak istemesi sebebiyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, sanığın katılanı ikna etmek amacıyla bir parkta buluştukları, katılan ikna olmayınca aralarında tartışma çıktığı, tartışma neticesinde sanığın katılanın telefonunu aldığı ve katılanın arkadaşlarına ”Bu kızla ben çıkarken ikimizi aynı anda idare etmiş ben bu kızla uzun süre çıktım. Her şeyi yaşadım. Arkadan. Şimdi bunu görünce midem kaldırmadı. Senin miden kaldırıyorsa al hayrını gör koçum” şeklinde mesaj attığı, böylece sanığın hakaret suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kısmi ikrar yönünde savunması, katılan beyanı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 08/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.