YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12337
KARAR NO : 2015/29377
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar B.. Y.. ve ……………., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1, 155/2 ve 52. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 1 yıl hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, sanıkların anılan Kanun’un 53/l-a,b,d,e maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına, 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına dair Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/02/2013 tarihli ve 2009/334 esas, 2013/155 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.07.2014 gün ve 2014-13722/46189 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 gün ve 2014/264612 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1 -c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a,b,d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, 53/1-c maddesindeki hakların tamamından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına ve diğer haklar bakımından da süre belirtilmeden yoksun bırakılma kararı verilmesinde,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/06/2007 tarihli ve 2007/10-108 esas, 2007/152 sayılı kararında da belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi dayanılan gerekçelerin de yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği, yine aynı Kanun’un 3. maddesin 1. fıkrasında ise, “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine” hükmolunacağının belirtildiği, somut olayda mahkemece temel cezanın tespiti sırasında hapis cezası takdiren alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, para cezası tayin edilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesine aykırı olacak şekilde alt
sınırdan niçin uzaklaşıldığına dair hiçbir gerekçe gösterilmeden ve hüküm kısmında teşdiden uygulama yapıldığı da belirtilmeden, anılan Kanun’un 52/1. maddesinde gösterilen 5 tam gün sayısının çok üzerinde, 20 kat artırım yapılarak 100 gün adli para cezasına hükmedilmek suretiyle, sanıklar hakkında fazla ceza tayin olunmasında; isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıkların, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan haklardan, sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerde altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulurken, hapis cezalarının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezalarının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanılarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki her iki yerinde görüldüğünden Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 07.02.2013 tarih ve 2009/334-2013/155 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “100’er gün”, “100 gün” ve “2.000,00’er TL” terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5’er gün”, “5 gün” ve “100,00’er TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerde yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılıp yerlerine “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın “c” bendinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi ile hükümlerin diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.