Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/4875 E. 2015/16867 K. 07.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4875
KARAR NO : 2015/16867
KARAR TARİHİ : 07.05.2015

Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten silahla ateş etme
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere

Gereği görüşülüp düşünüldü:
A- Oluş ve dosya kapsamına göre, dosyada mevcut ekspertiz raporlarına göre; davaya konu kuru sıkı tabancanın ancak namlusu içerisinde bulunan gaz ayırıcı parçasının bulunduğu, ses yada gaz fişeklerinin uç kısmına, bu silahın ortası boşluk gaz ayırım parçasının içerisinde geçebilecek çapta saçma tanesi veya özel şekil ve nitelikteki benzeri maddelerin konulması suretiyle elde edilen özel nitelikli fişekleri de atabilecek özellikte bulunduğunun belirtilmesi karşısında; davaya konu tabancanın marka, model ve üretim yılı tespit edilerek, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahın mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahların üretim şeması getirtilip, üretim şemasının temin edilememesi halinde suça konu silahın gaz ayırıcı parçasının fotoğrafları, varsa faturası ve dosyadaki polis kriminal raporu eklenip üretici firmadan gaz ayırıcı parçanın mevcut şekli ile imal edilip edilmediği, izne uygun imalattan sonra gaz ayırıcı parça üzerinde mermi çekirdeği geçişine imkan verecek şekilde tadilat yapılıp yapılmadığı sorulup dosya kül halinde Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek silahın üretim izni verilen orjinal haline uygun şekilde bilye geçişine imkan verecek nitelikte gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Yasa kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
B- Kabul ve uygulamaya göre;
1- Sanığın son oturumdaki beyanları da gözetilerek mağdur sanık …, mağdur …ve tanık …’in sanık…’ın ateş ettiğine dair beyanlarına neden itibar edilmediği kararda tartışılıp açıklanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Hükümden önce 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK.nun 50/6 madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infazda yetkisini kısıtlayacak şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmasında sanığın maddenin 1. fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıveril- mesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hüküm- lerin (BOZULMASINA), 07.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.