Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/1028 E. 2015/5880 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1028
KARAR NO : 2015/5880
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil

…. ile …. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 20.09.2013 gün ve 89/211 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı… tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR

Davacı vekili, davacının yakın murisi ile davalıların yakın murisi ….. …. arasında ortak kök muris …. ….. ‘den intikal eden taşınmazlara ilişkin yapılan taksim sözleşmesi uyarınca 1827, 575, 539, 767, 399, 341, 1257 ve 1010 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptaliyle davacı adına müstakilen ve bunun mümkün olmaması halinde paylı olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 539, 1257, 1010, 675 ve 1827 parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 341, 399 ve 767 parsellerin tapusunun iptaliyle 341 parselin tümünün davacı adına ve 399 ile 767 parselin veraset ilamındaki payları oranında paylı olarak … …. mirasçıları adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ….. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, 341 parsele ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
Davalı ….. vekilinin 767 ve 399 parsellere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazlar ortak kök muris .. …. adına tapuda kayıtlı olup mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, uyulan Daire ilamında … …. mirasçıları arasında düzenlenen 22.03.1976 tarihli taksim sözleşmesi geçerli olup, bu taksim sözleşmesine göre 341 parselin tamamı, 399 ve 767 parsellerin ise davalı kısımlarının davacının yakın murisine düştüğünden bozma sevk edilmiştir. Ne var ki, mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri yerine getirilmemiştir.
Uyulan bozma ilamında 399 ve 767 parsellerin dava konusu edilen bölümlerinin taraflar arasında düzenlenen taksim sözleşmesi uyarınca davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş olup, 22.03.1976 tarihli taksim sözleşmesinde bu iki taşınmazın ne şekilde paylaşılacağı parsellerin şekli ve alanı dikkate alınarak uzunluk, alan ve zemindeki yer belirtilmek suretiyle belirlenmişken bu husus dikkate alınmadan veraset belgesindeki paylara göre iptal ve tescile karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece, yeniden yapılacak keşifte dayanak taksim sözleşmesi teknik bilirkişi vasıtasıyla zemine uygulanıp, temin edilecek ölçekli krokiyi içerir bilirkişi raporuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı …. … vekilinin 399 ve 767 parsele ilişkin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün bu parseller yönünden 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 107,75 TL peşin harcın istek halinde davalı N.. Y..’e iadesine 12.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.