Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20104 E. 2021/2521 K. 27.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20104 E.  ,  2021/2521 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20104
Karar No : 2021/2521

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Turizm Organizasyon Yay. Rek. San.ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ….
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/1,2,3,4,5,6,7,10,11 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı Beykoz Vergi Dairesi mükellefi ….(… Reklam) hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden anılan mükellef tarafından düzenlenen faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlar ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık, Pendik Vergi Dairesi mükellefleri ….ve Ortağı (… Taşımacılık) ile … (…. Nakliyat), Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi … Promosyon ve Tanıtım Ürünleri San. Tic. A.Ş, Bakırköy Vergi Dairesi mükellefleri …(… Ajans), … Matbaacılık Kağıt San. ve Tic. Ltd. Şti. ile …(… İnşaat), Kadıköy Vergi Dairesi mükellefi Hamit Tolan(Canyol Reklam), Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi …(…. Reklam), Beyoğlu Vergi Dairesi mükellefi …(… Reklam), …. Vergi Dairesi mükellefi … Ardiye San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerden anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın redde ilişkin kısmı ile davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin, kararın kabule ilişkin hüküm fıkrasının …(… Reklam)’den alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi …(… Reklam) hakkında düzenlenen … tarih ve ….sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde; demir kapı, pencere, bunların kasaları, kapı eşiği, panjur vb. imalatı faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 07/01/2011 tarihli işe başlama yoklamasında; aylık kirasının 250 TL olduğu, çalışanının olmadığı, iş yerinin 30 metrekare olduğu, demirbaş olarak 1 adet kaynak makinesi olduğu, 1 adet demir kesme motoru, matkap, 3 adet taş motoru, büro eşyalarının olduğu, 31/05/2011 tarihli yoklamada; şube ve deposunun olmadığı, 40 metrekarelik alanda faaliyet gösterdiği, 2 kaynak makinesi, 2 kesme makinesi, 2 tane ispir makinesi, matkap bulunduğu, kirasının net 350 TL olduğu, 2 aracının bulunduğu, 6 adet çalışanının olduğu, 24/06/2011 tarihli yoklamada; adrese müteakip defalar gidilmesine rağmen dükkanın kapalı olduğu, mükellefin tarh dosyasından tespit edilen adreste yapılan 25.06.2013 tarihli tespitte; mükellefin adresten 1 yıl önce taşındığı, nereye gittiğinin bilinmediği, 2012 yılı için 3.493.750,00 TL tutarında, 2013 yılı için 22.499,00 TL’lik satışı bulunmasına rağmen KDV beyannamesini vermediği, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin olarak Bs formlarını vermediği, mal ve hizmet aldığını beyan ettiği Ba formlarını da boş olarak verdiği, bu nedenle herhangi bir kurumdan mal aldığına dair bir tespit yapılamadığı, mükelleften mal alımında bulunan mükelleflerin vermiş olduğu Ba formlarına göre 2011 yılında 47.527.874,00 TL tutarında, 2012 yılında 3.493.750,00 TL tutarında, 2013 yılında ise 22.499,00 TL tutarında mal alımında bulunduklarının bildirildiği, 31/05/2011 tarihli yoklamada 6 çalışanın bulunduğu tespit edilse de muhtasar beyannamelerinde herhangi bir çalışanın olmadığının tespit edildiği serbest muhasebecesi olan ….’na defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesine rağmen, rapor tanzim edildiği tarihe kadar defter belgelerin incelemeye ibraz edilmediği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, 24/06/2011 tarihli yoklamada da adresine müteakip defalar gidilmesine rağmen işyerinin kapalı olduğu, Ba/Bs formlarının uyumsuzluklar içerdiği, belirtilen ciroları yapacak ticari organizasyonunun (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın kısmen kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrası ile kabule ilişkin hüküm fıkrasının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının ….(… Reklam)’den alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.