YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14522
KARAR NO : 2015/10361
KARAR TARİHİ : 10.06.2015
Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanan TCK’nın 179/3, 2, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62, 53/1. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2011 tarihli ve 2011/691 esas, 2011/765 sayılı kararının kesinleşmesi sonrasında, sanığın deneme süresi içerisinde 06.06.2013 tarihinde Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan . Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2013/612 esas 2013/898 karar sayılı ilamı ile 1.000 Tl adli para cezasına hükmedildiği, bu kararın 25.12.2013 tarihinde kesinleştiği, ihbar üzerine aynı Mahkemenin 14.12.2011 tarihli kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair 12.03.2014 tarihli hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından mahkemenin önceki hükümde bir değişiklik yapmamasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Sanık hakkında açıklanan hükümde; 231.9 promil alkollü araç kulanarak kazaya neden olan sanık hakkında asgari hadden daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin alt sınıra yakın ceza tayini,
Kabule göre de;
TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihinde hapis cezasına ilişkin geçmiş mahkumiyeti bulunmayan 68 yaşındaki sanık hakkında hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi hükmünün sonuç ceza itibariyle gözetilmesine,10.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.