YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10097
KARAR NO : 2015/11323
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Adli emanete alınan eşyalar hakkında bir karar verilmemesi, bu konuda mahkemesinden her zaman bir karar alınması olanaklı olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Katılan … oğlu olan sanık … ile suç tarihinde ve halen resmi nikahlı eşi olan sanık …, trafikte katılan adına kayıtlı; ancak, anahtarlarından biri katılanda, diğeri sanıkta bulunan ve her ikisi tarafından ortak kullanılan araca takip cihazı ve bu cihaza ait sim kart taktırarak, katılanı gizlice takip ettikleri iddiasına konu olayda,
Yerel mahkemece, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgilerinin ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetlerinin özel hayat kapsamında değerlendirileceği ve bu hususların gizliliğini ihlalin TCK’nın 134/1-1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, “Sanıklara isnat olunan suçun oluşabilmesi için, özel hayata ilişkin gizliliğin ‘görüntü veya seslerin kayda alınması’ suretiyle ihlal edilmesi gerekmekte olup, sanıkların, araca takip cihazı ve sim kartı takarak müştekiyi takip ettirdiklerinin iddia olunması karşısında, takip cihazı ve sim kartı görüntü veya ses kaydedici cihaz olmadıklarından, sanıkların üzerilerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı” gerekçesine dayalı olarak beraat kararı verilmesinde isabet görülmemiş ise de,
İncelenen dosya kapsamına göre; astsubay olarak görev yapmakta olan sanık …, şikayete konu takip cihazını, kendi can güvenliğini korumak ve artan hırsızlık olaylarına karşı tedbir için, 2010 yılı Kasım ayında, araca taktırmış olup, müdür yardımcısı olan babasının, okulun temizlik işlerini yapan … adlı bir kadınla ilişkisi olduğuna dair dedikoduların yayıldığı ve bu nedenle annesi ile babası arasında geçimsizlik başladığı dönemde, şüphelerini gidermek amacıyla, daha önce araca taktırdığı takip cihazından faydalanarak, katılanı, adı geçen kadınla, bir termal otelde, annesiyle beraber yakaladıklarına ilişkin savunması, annesi olan diğer sanık … tarafından doğrulandığı gibi, katılanın, aile birliğine yönelen olumsuz tutum ve davranışlarının bulunup bulunmadığına dair kuşkularını giderme amacını taşıyan sanıkların eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettikleri bilinciyle davrandıklarının da kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, gerekçesi isabetsiz olan yerel mahkeme kararının sonucu itibariyle doğru olduğu kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1 numaralı ilk paragrafının, “Sanıklar hakında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan açılan davaların yapılan yargılaması sonunda, sanıklara yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanıkların beraatlerine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, eleştirilen hususlar dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.