Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/1063 E. 2015/11303 K. 22.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1063
KARAR NO : 2015/11303
KARAR TARİHİ : 22.06.2015

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : CMK’nın 223/2-a ve 223/2-c maddeleri gereğince beraat

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan… ile katılan… karı koca oldukları ve 2006 doğumlu müşterek çocukları olduğu, sanık … ise sanık … kız kardeşi olduğu ve bir süreliğine müşterek çocuk … bakmak üzere sanık .. ile katılan .. ikamet ettikleri evde kaldığı, bu dönem içerisinde, müşterek çocuk … katılan tarafından kötü muamelede bulunulduğunu gören sanık .., abisi olan sanık … talimatıyla, … ve annesi olan katılan arasındaki konuşmaları kayda aldığı, bahse konu ses kayıtlarının CD’ye aktarıldıktan sonra, sanık… tarafından, katılana yönelik şiddetli geçimsizlikten açılan boşanma davasına delil olarak sunulduğu olayda,
Sanıkların, konuşma içeriklerini kaydedip, bu kaydı içeren CD’yi, görülmekte olan dava dosyasına delil olarak vermesi biçimindeki eylemlerinde, konuşma içeriklerinde katılanın özel hayatına ait bir kayıt bulunmadığı dikkate alındığında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu değil, TCK’nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu kapsamında değerlendirilebilir ise de, görüşme ayrıntıları dökümünü üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakklarında bir iddia ileri sürülmeyen sanıkların, boşanma davasındaki iddialarını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmedikleri anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu ve yüklenen suç açısından faillerin kastının bulunmaması gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, atılı suçların unsurlarının oluştuğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.