Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2014/8843 E. 2015/234 K. 22.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8843
KARAR NO : 2015/234
KARAR TARİHİ : 22.01.2015

İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Ağır Ceza Mahkemesinin
İtirazla İlgili Hüküm : a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan: TCK’nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
b) Güvenlik görevlilerini kasten öldürme suçundan: TCK’nın 302/2 ve 37/1. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi delaletiyle TCK’nın 82/1-c-g, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (6 kez)
c) …’ı kasten öldürme suçundan: TCK’nın 302/2 ve 37/1. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 4. maddesi delaletiyle TCK’nın 82/1-c, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
d) Patlayıcı madde bulundurma suçundan: TCK’nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2, TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kasten öldürme, patlayıcı madde bulundurma

İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemiz kararına karşı yapılan itirazın, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun”un 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkralar uyarınca bir bütün olarak incelenmesinde, itirazın yerinde olmadığı ve kararın düzeltilmesini gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşıldığından; dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Mahkemenin duruşmada ortaya konulan delilleri vicdani kanaatine göre değerlendirip; sanık …’ya ulaşılma biçimi, firari şüpheliler … ile buluşması ve onlarla birlikte geçirdiği süre, sanığa ait aracın görüntülendiği yerler, bomba yüklü araçla sanığın kullandığı aracın değişik yerlerden önlü arkalı veya çok kısa aralıklarla geçmiş olması, bomba yüklü aracın park edildiği noktadan firari şüpheli …’ın sanığın aracına binmesi hususlarının tesadüfi olamayacağı yönündeki maddi olayın sübutu konusunda vardığı hükmün ve gösterdiği gerekçenin dosya kapsamı ile çelişmediği, sanığın mahkumiyetine dair verilen hükümlerin bu nedenle onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun eylemin, mevcut delillere göre silahlı terör örgütüne yardım suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmünün suç vasfından bozulması ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddedilmesi gerektiği yönündeki görüşüne katılmıyorum. 22.01.2015