YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17742
KARAR NO : 2015/13331
KARAR TARİHİ : 30.06.2015
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 11/12/2010-15/11/2013 tarihleri arasında davalı işveren bünyesinde çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ise, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, sürenin sona ermesi nedeni ile iş akdinin sonlandığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Savunma hakkı Anayasamızın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde ” Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alınmıştır.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı HMK’nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usül hukukumuza yansıtılmıştır.
Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı’nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usül hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması,iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Somut olayda; davalı …. tarafından cevap dilekçesi ile tanık isim ve adreslerini bildirmiş ve tanıklar için masraf yatırılmıştır. Davalı tanıklarına tebligat çıkarılmadan yargılama yapılamayacağı gibi ek bir dava niteliğinde olan davacının ıslahının davalıya tebliğ edilmemesi de usuli eksiklik oluşturmaktadır. Mahkemenin bu usuli eksikliğin giderilmemesi davalının savunma hakkının kısıtlanması anlamını taşır.
Mahkemece, davalı tarafa tanığını dinletme imkanı sağlanması, tanık beyanlarının diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının açıklığa kavuşturularak hüküm kurulması gerekirken, davalı tanığının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak dinlenilmeyip, davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması ve usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 30/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.