Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6212 E. 2015/13830 K. 23.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6212
KARAR NO : 2015/13830
KARAR TARİHİ : 23.12.2015

MAHKEMESİ :
TARİHİ : 23/09/2014
NUMARASI : 2013/267-2014/185

Taraflar arasında görülen davada ……. verilen 23/09/2014 tarih ve 2013/267-2014/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Z arasında yer aldığını ve “VESTEL” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “istEl” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ye başvuruda bulunduğunu, 2011/59487 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine “VESTEL” esas unsurlu markaları gerekçe gösterilerek itirazda bulunduklarını, itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkiline ait “VESTEL” ibareli markalarının tanınmış olduğunu, davalı başvurusunda bulunan mal/hizmetlerin benzer olduğu, başvurunun bu haliyle kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyet hususları dikkate alındığında başvurunun tümü ile reddi gerektiğini ileri sürerek 2013-M-5117 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; taraf markalarının ve tescil kapsamındaki malların KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını ve markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, tanınmışlık ve kötü niyet iddiaları da dahil başvurunun reddini gerektirecek herhangi bir hukuki neden bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı şirket vekili; başvurunun “istEl” ibaresinin türetme bir sözcük olduğunu İstanbul ve Elektronik sözcüklerinin ilk hecelerinin esas alınması suretiyle oluşturulduğunu, görsel farklılığın yeterince ayırt edicilik sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamındaki “istEl” markasının 11.ve 35 sınıftaki mallar için tescil isteminde bulunduğu, davacının da aynı sınıflarda tescilli VESTEL markasının bulunduğu, ilgili sınıf için tüketicilerin özen seviyesinin nispeten yüksek bulunduğu, işitsel ve görsel olarak iki heceli farklı yazım karakterli “istEl” sözcüğünün davacı markalarından farklılaştığı, kavramsal olarak da bir benzerlikten söz edilemeyeceği, davacıya ait “VESTEL” ibareli markaların, özellikle elektronik, ev elektroniği emtiası ve bunların bakım onarımı hizmetleri yönünden KHK’nın 8/4 hükmü anlamında tanınmış olduğu, ne var ki, işaretlerin bağlantı kurulması dahil ilişkilendirilmesine olanak verecek bir benzerliği olmadığından davacı markalarının tanınmışlığının somut olay bakımından karıştırma ihtimalini ortaya çıkaracak bir etki yaratmadığı gibi mal/hizmetler yönünden örtüşme bulunduğu da dikkate alındığında KHK’nın 8/4 hükmü anlamında belirlenmiş üç olasılıktan herhangi birinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine de gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.