YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7090
KARAR NO : 2015/13794
KARAR TARİHİ : 23.12.2015
MAHKEMESİ : ..
TARİHİ : 27/03/2014
NUMARASI : 2011/334-2014/58
DAVACI : G.. M..
DAVALI : R.. A…
Taraflar arasında görülen davada … 4.F verilen 27.03.2014 gün ve 2011/334-2014/58 sayılı kararı bozan Daire’nin 15.12.2014 gün ve 2014/12477-2014/19732 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından maddi hata düzeltmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin otomotiv sektöründe dünyanın en büyük üreticisi olduğunu ve Türkiye’de de yakından bilindiğini, HUMMER markalı araçların ilk versiyonunun 1979 yılında hazırlandığını, Amerikan ordusunda kullanıla geldiğini, daha sonra sivil versiyonlarının üretildiğini, markanın tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin 05.05.2000 tarih ve 2000/8650 nolu markanın sahibi olduğunu, yine 21.03.2005 tarihinde H..ibaresi için başvuru yaptığını, davalının bir dönem H.. markalı araçların Türkiye’deki distribütörlüğünü üstlendiğini ve bu dönemde davaya konu 04.08.1998 tarih ve 200022 nolu H.., 04.08.1998 tarih ve 201392 nolu H.., 07.05.1997 tarih ve 181840 nolu H..+şekil; 04.08.1998 tarih ve 199307 nolu H..+şekil markalarını kendi adına tescil ettirdiğini, davalının sadece ibareleri değil, silueti kendilerine ait araçları da marka olarak tescil ettirdiğini ancak davalının bu markaları kullanmadığını ileri sürerek davalı adına tescilli 181840 numaralı H.. şekil, 199307 HUMMER şekil, 200022 numaralı HUMMER ve 201392 nolu H.. markalarının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacını..1 nolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2005/399 esas sayılı dosyasında da hükümsüzlüğe ilişkin talepte bulunduğunu ve davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının uzun bir süre sessiz kaldığını, MK. 2. maddesi uyarınca davanın reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin markalarını ciddi şekilde kullandığını, HUMMER markasının tescilli olduğu tüm sınıflar için kullanıldığını, davacının kötüniyetle bu davayı açtığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 15.12.2014 gün 2014/12477 Esas, 2014/19732 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili Dairemizin bozma ilamına karşı maddi hatanın düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Dairemizin bozma ilamının 1 numaralı bendinde davacının, taraf ve dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususu araştırılmaksızın işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı, 2 numaralı bendinde de bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği belirtilerek mahkeme hükmü davalı yararına bozulmuş olmasına rağmen, Dairemiz bozma ilamının “Sonuç” kısmının 1 numaralı bendinde kararın davacı yararına bozulduğu yazılmış olup davalı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin Dairemizin ilamında yer alan maddi hatanın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Dairemizin 2014/12477 Esas, 2014/19732 Karar sayılı ilamının sonuç bölümünün 1 no’lu bendinde yer alan “davacı” ibaresi silinerek, yerine “davalı” ibaresi yazılması suretiyle düzeltilmesine, HMK’nın 304. maddesi uyarınca işbu maddi hata düzeltim ilamının Dairemizin 2014/12477 Esas, 2014/19732 Karar sayılı ilamının eki sayılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.