Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6267 E. 2015/13817 K. 23.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6267
KARAR NO : 2015/13817
KARAR TARİHİ : 23.12.2015

MAHKEMESİ : ……
NUMARASI : 2011/73-2014/9

Taraflar arasında görülen davada………….. A verilen 29/01/2014 gün ve 2011/73-2014/9 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/01/2015 gün ve 2014/10020-2015/533 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davada davacı T.. G.. ve davalı Tvekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, davalı T.. G..’in müvekkili şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, davalının müvekkili şirketin ana sözleşmesinin faaliyetlerinin aynısını müvekkili şirket dışında gizlice sürdürdüğünü, davalı şirketi kurduğunu, bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu, davalı T.. G..’in müvekkili şirket hesabından kendi hesabına 244.000,00 TL para aktardığını, şirkete ait aracı iade etmediğini ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasına, haksız rekabetin tespiti ile 80.000,00 TL (ıslah ile 199.633,69 TL) maddi tazminat ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, müvekkili şirkete ait aracın iadesine (ıslah ile araç değeri olan 32.000,00 TL’nin tahsiline), hesaba aktarılan 244.000,00 TL’nin işlemiş faiziyle davalı T tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-davalı T.. G.. vekili, haksız rekabet nedenine dayalı ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı, araç iadesi talebi yönünden ise takas def’inde bulunmuş, davaların esasına ilişkin olarak da asıl dava ve birleşen davaların reddini istemiş, karşı dava ile müvekkili T.. G.. ile davacı-davalı şirketin hakim ortağı olan karı koca olduğunu, şiddetli geçimsizlik sebebiyle aralarında boşanma davası bulunduğunu, şirketin hakim ortaklarının yeni firma kurarak şirketin tüm stokunu bu firmaya aktarmayı planladıklarını ileri sürerek, şirketi müşterek imza ile yönetmeye yetkili iki kayyım müdür atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da şirketin stoklarının sonradan kurulan Mete Kimyevi Mad. Şti’ye peyder pey satıldığını ileri sürerek, 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulü ile davalı T.. G..’in ortaklıktan çıkarılmasına, 214.219,75 TL ortaklık payının davacıdan tahsili ile davalı T.. G..’e verilmesine, karşı davanın reddine, birleşen İstanbul 8. A 2010/242 Esas sayılı dosyasının kabulü ile aracın davacı şirkete iadesine, mümkün olmaması halinde 32.000,00 TL’nin davalı T.. G..’ten tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen 9. A2009/794 E. sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalıların haksız rekabet yaptıklarının tespiti ile, haksız rekabetin meni’ne, 162.877,44 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen İstanbul 2. A 2010/619 Esas ve İstanbul 12 2009/775 Esas sayılı davaların reddine dair verilen kararın davalı-karşı davada davacı T.. G.. ve davalı Taner Kimya ve vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı-karşı davada davacı T.. G.. ve davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, haksız rekabet oluşturan eylemlerin devamlılık arzettiği, bu suretle zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davada davacı T.. G.. vekilinin ise HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davada davacı T.. G.. vekilinin, asıl davaya yönelik çıkma payının hesabına ilişkin karar düzeltme taleplerinin incelenmesine gelince; kural olarak çıkma payının hesaplanmasında payın karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, bilirkişi raporlarına istinaden T.. G..’in ortaklık payına hükmedilmiştir. Ancak, T.. G.. ile eşi Meral arasında aile mahkemesinde görülen katılma alacağına ilişkin davada davacı şirket adına tescilli İstanbul ili, Şişli ilçesi, Ortaköy
Mahallesi, 1131 ada, 17 parselde yer alan 120/1200 arsa paylı 7. kat 9 nolu büro niteliğindeki gayrimenkulün değeri 2.000.000,00 TL olarak tespit edilmiş; aynı taşınmazın değeri temyiz incelemesine konu davada alınan bilirkişi raporuyla dava tarihindeki değeri 550.000,00 TL, rapor tarihindeki değeri ise 750.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Yine dosyada alınan değer hesabına ilişkin ilk bilirkişi raporunda şirketin taşınmazlar haricinde mallarının rayiç değerleri üzerinden hesaplama yapıldığında şirket değeri 4.811.367,65 TL, bu tutar içindeki davalı-karşı davada davacı T.. G..’in payının ise 240.568,38 TL olduğu belirlenmişken, sonrasında taşınmazların değeri de tespit edildikten sonra davalı-karşı davada davacı T.. G..’in hisse değerinin dava tarihi itibariyle 214.183,74 TL olduğu bildirilmiş, mahkemece de 214.219,75 TL ortaklık payının tahsiline hükmedilmiştir. Bu durumda, şirket malvarlıklarının değerleri ve ortaklık payına ilişkin bilirkişi raporlarının uyumlu olduğu söylenemez. Ortaklık payının, şirketin faaliyet konusu da gözetilerek alanında uzman bilirkişi kurulundan, karar tarihine en yakın rayiç değer verilerine göre şirketin reel özvarlığı hususunda rapor alınıp saptandıktan sonra hüküm altına alınması gerekir. Bu suretle mahkemece, davalı-karşı davada davacı T.. G..’in itirazlarını da karşılar nitelikte, bilirkişi raporlarındaki aynı konuda yapılan farklı değerlendirmeleri tartışan ve çelişkiyi gideren yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyip yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı davalı-karşı davada davacı T.. G.. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 16/01/2015 tarihli 2014/10020 Esas 2015/533 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçelerle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin tüm, davalı-karşı davada davacı T.. G.. vekilinin ise sair karar düzeltme isteklerinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davada davacı T.. G.. vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 16/01/2015 tarihli 2014/10020 Esas 2015/533 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı-karşı davada davacı T.. G..’e iadesine, alınmadığı anlaşılan 57,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen dŞti’den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.