Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/348 E. 2015/13630 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/348
KARAR NO : 2015/13630
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2012/296-2014/261

Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2014 tarih ve 2012/296-2014/261 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü hazır bulunan davacılar vekili Av…. … ile davalılar vekili Av. … … … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı …-… Elektrik Santralleri A.Ş.’deki hisselerini davalılara toplam 1.250.000 USD bedelle devrettiğini, satış bedelinin 402.300 USD’lik kısmının hisselerin devri neticesinde, kalan kısmın ise EPDK tarafından üretim lisansının alıcı davalılar adına tescil edilmesi ve alıcıların DSİ ile su kullanım anlaşmasını imzalamasını müteakip iki gün içerisinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak bütün bu işlemlerin 18.05.2008 tarihinde tamamlanmış olmasına rağmen davalıların bakiye 100.000 USD tutarındaki borçlarını ödemediklerini, noterden keşide olunan ihtarnameden de sonuç alınamadığını, davalıların asıl alacakla birlikte oranı %6 olan faiz borcunu da ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin, davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazının iptalini, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesi uyarınca davalı alıcıların bedel yükümlülüğünün, hisse devrinin ifa olunmasından itibaren muaccel hale geleceği, davacıların hisselerinin davalılara devredildiği tartışmasız olup bu suretle davacıların alacaklarının muaccel hale geldiği, davalıların takibe konu bedeli ödemekten kaçındıkları ve ödemezlik def’inde bulundukları, ancak bunun için davacıların hisse devir borcunu yerine getirmemiş olmaları gerektiği, öte yandan sözleşmenin 11. maddesine göre devredilen hisse miktarı ne olursa olsun devirden önce borç doğması durumunda alıcıların bu borçtan müteselsilen sorumlu olacakları, bu nedenle davacı … …’ün şirkete borcu olsa dahi sonucun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazlarının ayrı ayrı iptali ile takibin davacıların hisselerine isabet eden toplam 100.000 USD asıl alacağa, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülmesi suretiyle devamına, davacıların toplam 100.000 USD asıl alacaklarına takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak TL karşılığı olan toplam miktarların % 40’ına isabet eden icra inkar tazminatının, takipteki talep gereği tek olarak davalılardan alınarak ayrı ayrı adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde, devirden önceki borçların davacı satıcılara ait olduğunun belirtilmesi karşısında, mahkemenin anılan maddede devirden önceki borçların alıcılara ait olduğundan bahisle, davacı … …’ün şirkete borcu olsa da sonucun değişmeyeceğine dair gerekçesi doğru değilse de, sözleşmenin anılan maddesinde şirketin devir tarihinden önceki tüm alacaklarının da davacı satıcılara ait olduğunun belirtilmesi ve esasen sözleşmenin anılan 10. ve 11. maddelerinde belirtilen borç ve zararlardan, davalı şirketin üçüncü kişilerle ilişkilerinde ortaya çıkacak olan borç ve zararların kastedilmiş bulunması karşısında, davacı … …’ün hisseleri devredilen şirkete olan borcunun, davalı alıcılar yönünden bir etkisinin bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9.264,18 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.