Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4424 E. 2015/13892 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4424
KARAR NO : 2015/13892
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : ..
TARİHİ : 11/07/2013
NUMARASI : 2013/31-2013/247

Taraflar arasında görülen davada… verilen 11/07/2013 gün ve 2013/31-2013/247 sayılı kararı bozan Daire’nin 27/11/2014 gün ve 2013/18216-2014/18514 sayılı kararı aleyhinde davalı karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, İsveç’te kurulu bulunan müvekkilinin 25 yıldır plastik zincir konveyör teknolojileri bazlı lojistik çözümleri üretiminde dünya lideri olarak faaliyet gösterdiğini, 12.11.1995 tarihinde marka konveyör sistemlerinin Türkiye bölgesinde pazarlanması amacıyla davalılardan K.. U..’un büyük hissedarı olduğu diğer davalı şirket ile bir distribütörlük sözleşmesi imzaladıklarını, davalı şirketin müvekkilinin ürünlerinin bileşen ve parçalarını sözleşme şartlarına aykırı olarak temin etmiş, üretmiş, pazarlamış ve satmış olması nedeniyle distribütörlük sözleşmesinin feshedildiğini, davalı sıfatıyla “” internet adresi üzerinden 02.12.2008 tarihinde müvekkilinin tedarikçisi dava dışı KTR Kupplungstechnik e-posta göndererek müvekkil şirketin faaliyetleri ve ürünleri hakkında asılsız iddialarla kötüleyici beyanlarda bulunduğunu, aynı e-postanın bir başka tedarikçi e de gönderildiğini ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men’ini, ref’ini, şimdilik 1.500 TL maddi ve 1.500 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, karşı davada, müvekkil şirketin sektöründe gösterdiği başarı üzerine karşı davalının büyük bir karalama kampanyası başlatarak müvekkil şirketi müşteriler nezdinde kötüleme faaliyetlerinde bulunduğunu ileri sürerek, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, men’ini ve ref’ini, 50.000 TL manevi ve şimdilik 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı K.. U..’un diğer davalı şirketin müdürü olduğu ve 02/12/2008 tarihli e-posta metninin altında şirket temsilcisi sıfatı ile ismi yer alsa da e-posta metninin tüzel kişiliği bulunan şirket tarafından gönderildiği, dolayısıyla bu davalı bakımından pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin dava konusu e-postayı göndermekteki amacının, müşterilere kendi şirketi hakkında yeni bilgiler vermek yerine, davacı şirketi kötüleme/incitme olduğu, yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanamayan maddi tazminat isteminin reddinin gerektiği, ancak manevi zarardan söz edilebileceği, karşı dava bakımından haksız fiil olgusunun ispatlanamadığı, 2004 yılı ve sonrasına ait iddialar bakımından ise 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süreleri geçirilmiş olduğundan bu yöndeki iddiaların zamanaşımı nedeniyle dinlenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada davalı K.. U.. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı şirketin haksız rekabet eyleminin tespitine ve men’ine, 1.500 TL. manevi tazminatın haksız eylem tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, karşı davanın reddine dair verilen karar davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı . vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27/11/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı-karşı davacı . vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı . vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı . vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.