YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5847
KARAR NO : 2015/13421
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2015
NUMARASI : 2014/510-2015/36
Taraflar arasında görülen davada … … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2014/510-2015/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yurtdışında mukim müvekkilinin “… …” gemisini Ukrayna-Yarımca seferi için kiraladığını, ancak geminin yanlış yükleme sebebiyle Yarımca Limanı’na giremediğini, böylece İgsaş Limanı’na yönlendirildiğini, dolayısıyla yükün burada boşaltılarak Yarımca’ya kara yoluyla taşıtıldığını, yükün İgsaş’ta boşaltılması ve kara yolu taşıması sebebiyle müvekkilinin 71.225 USD zarar gördüğünü, uyarılara rağmen sözleşmedeki edimi yerine getirmeyen davalının bu ihlalinin TTK’nın 1235/7 maddesi uyarınca gemi alacaklısı hakkı ve 1236. madde uyarınca kanuni rehin hakkı tesisi imkanı verdiğini ileri sürerek şimdilik 71.225 USD bankaların Usd’ye uyguladığı en yüksek ticari faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki TCMB döviz efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsilini, “… … ” gemisi üzerinde TTK’nın 1235/7 ve 1236 maddeleri hükmü çerçevesinde kanuni rehin hakkı tesisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bağlantı sözleşmesinde atıf yapılan çartır parti ve bağlantı sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğunu, buna göre uyuşmazlığın Londra’da ve İngiliz Hukukuna göre çözüleceğini savunarak tahkim itirazında bulunmuş, ayrıca karşı davasında haksız ihtiyati tedbirden zarar gördüklerini ileri sürerek 72.447,92 USD’nin en yüksek ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Karşı davalı vekili, karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı dava hakkında harç yatırılmadığı, usulüne uygun açılmış bir karşı dava bulunmadığından bu hususta herhangi bir karar tesis edilmediği, taraflar arasında 21.12.2010 tarihli yolculuk çarteri sözleşmesi kurulduğu, bağlantı kaydında “All other terms mv icj venture/ negmar cp dd 13.10.2010” denerek “diğer tüm koşullar …. …. gemisi ile …. arasında kurulan çarter partide olduğu gibidir” kaydı işlendiği, atıf yapılan 13.10.2010 tarihli çarter partide “G/A, arbitration in London, English Law to apply” kaydı ile tahkim şartı kararlaştırıldığı, tarafların taşımaya ilişkin koşulları belirledikleri ve navlun sözleşmesini belgeleyen 21.12.2010 tarihli bağlantı kaydında 13.10.2010 tarihli bağlantı kaydına atıf yapılmakla uyuşmazlığın Londra’da tahkimde çözümleneceği hususunun belirlendiği, geçerli ve bağlayıcı tahkim anlaşmasının bulunduğu gerekçesiyle tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sözleşmede belirtilen liman dışında yükün boşaltılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, tahkim itirazının kabul edilmesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin atıf yaptığı bağlantı kaydında yer alan “G/A, arbitration in London, English Law to apply” ibaresinin Türkçe’de “müşterek avarya, tahkim Londra, İngiliz Hukuku uygulanır” anlamına geldiği belirtilmiştir. Müşterek avarya, yolculukta gemi ve yükün karşılaştığı normal dışı bir tehlike halinde, gemi ve yükün bu tehlikeden kurtarılması amacıyla yapılan bir fedakarlığın sonucu olan zarar ve masrafların paylaşılmasıdır. Somut olayda ise uyuşmazlık yükün anlaşmada belirtilenden başka bir limana boşaltılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup gerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda, gerekse mahkeme kararında Türkçe’de “müşterek avarya, tahkim Londra, İngiliz Hukuku uygulanır” anlamına geldiği belirtilen “G/A, arbitration in London, English Law to apply” şeklindeki tahkim kaydının işbu davadaki uyuşmazlığı kapsamına alıp almadığı tartışılıp belirlenmeden tahkim şartına dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.