Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/9957 E. , 2021/2448 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/9957
Karar No : 2021/2448
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Pano Elektrik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/2,3,4,5,8,10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefleri … İnş. Elek. Mlz. San. Tic. Ltd. Şti., … Hırdavat Kereste Boya İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., … Vergi Dairesi mükellefi … (… Matbaa), … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlere göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, … Vergi Dairesi mükellefi … Endüstriyel Hırdavat Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin ise faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından re’sen tarhedilen cezalı tarhiyatta ve cezayı gerektiren yasal unsurlar bir arada gerçekleşmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğu hususunun yeterli ve hukuken geçerli somut tespitlerle ortaya konulduğu, mevzuatlara istinaden yapılan işlemlerin yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının reddi, … Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının ise kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının, … Endüstriyel Hırdavat Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlar yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının 2010/8 döneminde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Endüstriyel Hırdavat Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenen … tarih ve …. sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda özetle; şirketin 10.04.1997 tarihinde valf, vana, musluk ve parçaları imalatı yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 06.04.2010 tarihinde adresini değiştirdiği, halen gayri faal olarak mükellefiyetini devam ettirdiği, 22/04/2010 tarihli nakil yoklamasında, iş yerinin 80 m² ve aylık kirasının 500 TL olduğu, toptan hırdavat malzemesi satışı yapılarak faaliyete devam edileceği, 6 çalışanın olduğu, tespit anında iş yerinde çalışanın bulunmadığı, personelin işyerinde değil daha çok dışarıda pazarlamada olduğunun ifade edildiği, işyerinde 8.000TL değerinde emtia bulunduğu hususlarının tespit edildiği, 28/01/2011, 22/06/2011, 23/08/2011 tarihli yoklamalarda kurumun ilgili adreste bulunmadığının görüldüğü, kesin terk tarihinin tespit edilemediği, … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının işyerinin kapalı olması nedeniyle tebliğ edilemediği, … tarih ve … sayılı defter belge isteme yazısının kurumun müdürünün ikametgah adresinde tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği, tarh dosyasından ve VEDOP bilgi sisteminde defter tasdik bilgilerine rastlanılamadığı, şirketin form Ba bildirimlerinde 2009 yılında toplam 967.243,00 TL, 2010 yılında toplam 6.879.000,00 TL, 2011 yılında toplam 4.712.556,00 TL mal alışı yaptığını beyan ettiği, firmaların karşılık form Bs bildirimlerinde 2009 yılında toplam 0,00 TL, 2010 yılında toplam 4.473.874,00 TL, 2011 yılında toplam 0,00 TL mal satımı beyan edildiği, şirketin form Bs bildirimlerinde 2009 yılında toplam 93.050,00 TL, 2010 yılında toplam 4.473.874,00 TL, 2011 yılında toplam 8.892.242,00 TL mal satışı beyan ettiği, firmaların karşılık form Ba bildirimlerinde 2009 yılında toplam 278.490,00 TL, 2010 yılında toplam 4.473.874,00 TL, 2011 yılında toplam 9.596.029 TL mal alımı beyan edildiği, Ba-Bs formlarının fatura adedi ve belge tutarlarının uyumsuz olduğu, Ba-Bs analizine göre 2009 hesap döneminde mal ve hizmet aldığı tüm mükellefler hakkında Vergi Tekniği Raporlarının bulunduğu, 2010 hesap döneminde mal ve hizmet aldığı mükelleflerden alış tutarının %50’sini haklarında Vergi Tekniği Raporu bulunan mükelleflerin oluşturduğu, geri kalan firmaların birçoğunun sahte belge düzenleme veya kullanmadan özel esaslara tabi olduğu, bu mükellefler tarafından sadece 66.000,00 TL mal satıldığına ilişkin bildirim yapıldığı, 2011 döneminde mal ve hizmet aldığını bildirdiği firmaların birçoğunun sahte belge düzenleme ve veya kullanmadan özel esaslara tabi olduğu, kurumlar vergisi 2009 dönemi beyannamesinin verilmediği, 2010 döneminde 7.893,24 TL matrah kurumlar vergisi matrahı beyan edildiği, 2009 takvim yılında toplam 945.367,88 TL KDV matrahı beyan edildiği, ortak ve şirket müdürü değişikliği yapılan 09.12.2009 tarihinden itibaren şirketin cirolarında çok büyük yükseliş olduğu ve toplamda 7.013.996,01 TL KDV matrahı beyan ettiği, 2011 yılında da yine 9.852.952,00 TL KDV matrahı beyan ettiğinin görüldüğü, indirilebilir KDV miktarlarının yüksek tutmak için çok sayıda düzeltme beyanı verildiği, ödenecek verginin bu suretle çok az çıktığı hususlarının tespit edildiği, muhtasar beyannamelerine göre işçi çalıştırmadığı sadece 22/04/2010 tarihli nakil yoklamasına dayanak teşkil etmek üzere 2010 yılında 6 işçi çalıştırdığı yönünde geriye yönelik beyanname verdiği, 07/12/2011 tarihi itibariyle 357.373,00 TL vergi borcu oluğu, makine parkı, kayıtlı taşıt aracı, deposu olmadığı, toptan hırdavat satışı mal teslimlerini yapabilecek kapasitesinin bulunmadığı, Kasım 2011 tarihinden sonra da fatura düzenlemeye devam ettiği, kurum temsilcisi değişikliği yapılan 09/12/2009 tarihinden itibaren düzenlenen hiçbir faturanın gerçekte herhangi bir mal ve hizmet karşılığı olmadığı, düzenlenen tüm faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, yapılan yoklamada mükellefin iş yeri büyüklüğüne göre anılan hasılatı gerçekleştirebilecek fiziki kapasiteye sahip olmadığı, şirket ortaklık ve kurum temsilcisi değişikliğine gidildiği tarihinden itibaren firmanın çok yüksek cirolara gerekli araç-gereç, insan kaynağına sahip olmadan ulaştığı, tahakkuk etmiş vergi borçlarını ödemediği, defter belge ibraz yükümlülüğünün yerine getirmediği, KDV matrahları ile BA BS formları arasında uyumsuzluk bulunduğu, fatura alınan mükelleflerden büyük bir kısmı hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, geri kalan kısmının ise özel esaslara tabi olduğu, işyeri adresinin boş ve kapalı olduğu tespit edilmesine rağmen firmanın fatura düzenlemeye devam ettiği anlaşıldığından adı geçen mükelleflerin sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği sonucuna ulaşılmış olup, Mahkeme kararının cezalı tarhiyatları kaldıran hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Endüstriyel Hırdavat Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.