YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10907
KARAR NO : 2015/11634
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi borçlu vekili, müvekkili aleyhine başlatılan takibe karşı İcra Mahkemesi’ne yaptığı başvurusunda; hesaplanan faiz miktarının fahiş olduğunu belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, icra emrinin dayanak ilama uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
Şikayete konu icra emri incelendiğinde; alacaklı tarafın 4.355,00 TL asıl alacak için 13.09.2002, 4.358,00 TL asıl alacak için 31.10.2002, 4.352,00 TL asıl alacak için 02.12.2002, 4.410,00 TL asıl alacak için 31.12.2002 ve 4.385,00 TL asıl alacak için 31.01.2003 tarihlerinden itibaren faiz talep ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise; 4.355,37 TL asıl alacak için 02.09.2002, 4.358,90 TL asıl alacak için 30.09.2002, 4.351,88 TL asıl alacak için 31.10.2002, 4.410,18 TL asıl alacak için 02.12.2002 ve 4.383,51 TL asıl alacak için 31.12.2002 tarihleri faiz başlangıcı olarak değerlendirmeye alınmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 26. maddesine göre; “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” Anılan Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere; hakim, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya talebin dışında bir şeye hükmedemez. Eş söyleyişle hakim, davacının talep sonucu ile bağlı olduğundan, bu talepten fazlasına karar veremez.
Somut olayda, alacaklı; takipten önce yapılan kısmı ödemeleri icra emrinde belirtmiştir. Bu ödeme tarihleri esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken alacaklı talebi aşılır şekilde ödeme tarihleri geriye çekilerek (belirlenen bu tarihlerden başlamak suretiyle) faiz değerlendirmesi yapan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.