Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/13037 E. 2015/15072 K. 24.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13037
KARAR NO : 2015/15072
KARAR TARİHİ : 24.12.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … … …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, maliki oldukları 600 parsel sayılı taşınmaza, davalının paydaşı olduğu 599 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın tecavüzlü olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazın dava dışı kişilerin işgali altında olduğunu, herhangi bir tasarrufu bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; tecavüzlü kısmın miktarı itibariyle ecrimisile hak kazanılmayacağı, yıkımın da fahiş zarar oluşturacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu arsa vasıflı 600 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına 1/2’şer paylarla kayıtlı iken, yargılama sırasında 2981 ve 3290 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 1564 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 08.11.2010 tarihinde davacılar ve davalı … adına paylı olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, yargılama sırasında yapılan imar uygulaması ile taşınmazın hukuki ve geometrik durumunda değişiklik meydana geldiği gözetildiğinde, taraflar arasındaki ihtilafın yeni oluşan duruma göre çözüme kavuşturulması gerekeceğinde kuşku yoktur. Ne var ki mahkemece bu yönde hükme yeterli araştırma ve inceleme yapılmış değildir.
Hâl böyle olunca, imar uygulaması ile oluşan hukuki ve geometrik duruma göre mahallinde keşif yapılarak, davacının elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre 6100 Sayılı HMK’nun 297/2.maddesi hükmü de gözetilerek karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.