YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20206
KARAR NO : 2016/3108
KARAR TARİHİ : 22.02.2016
MAHKEMESİ : Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2015
NUMARASI : 2015/13-2015/413
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 04.05.2012 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 08.10.2012 tarih ve 1181 sayılı yazısı üzerine, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesine göre Bakanlar Kurulunca 12.10.2012 tarihinde acele kamulaştırılmasına karar verildiği, buna ilişkin acele el koyma ve kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalı T.. K.. aleyhine Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesinde talepte bulunduğu, Lüleburgaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/231 D.İş-2013/245 sayılı kararı ile kamulaştırma bedelinin 8.330,55-TL olduğunun tespitine ve Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince taşınmaza acele el konulmasına karar verildiği, davacı idare tarafından davalı Köy Tüzel Kişiliğinin anlaşmaya davet edildiği, davalının davete icabet etmemesi ve tarafların anlaşamaması nedeniyle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durum da; taşınmazın devri hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık da söz konusu olmadığından, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.