YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5243
KARAR NO : 2016/1651
KARAR TARİHİ : 24.02.2016
MAHKEMESİ : ….Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
2297 sayılı Yargıtay Yasası’nın 6110 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde “Ceza Dairelerinde, Daireler arasındaki işbölümünün belirlenmesinde, dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2009 günlü iddianamesi ile sanık …’in, kamu kurumu olan trafik tescil müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte sürücü belgesi ile oto kiralayıp iade etmeyerek, gazeteye ilan vermek suretiyle diğer sanık …’le birlikte sattıklarının iddia olunması karşısında; 5237 sayılı TCK’nun 158/1-d ve 158/1-g maddelerinde öngörülen” kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması ve basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçları tavsif edilerek dava açılmıştır.
Bu itibarla, iddianamedeki tavsife, temyizin kapsamına ve Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre temyiz inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi’ne ait olduğu anlaşıldığından Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.