Danıştay Kararı 4. Daire 2017/2885 E. 2021/2321 K. 19.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/2885 E.  ,  2021/2321 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/2885
Karar No : 2021/2321

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Tanıtım Tasarım Org. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına re’sen tarh eden 2011/2,4 ve 5. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının fatura aldığı …Prodüksiyon Reklamcılık Tur. Org. Ltd. Şti.’nin davacıya düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığından, ilgili dönem KDV indirimlerinin reddi suretiyle bulunan matrah farkında ve bu fark üzerinden yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, …Metal Demir Hırd. İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı mükellefin ilgili dönemler sahte fatura düzenleyicisi olduğuna dair somut tespitlerin yapılmadığının anlaşılması karşısında, bu firmalardan alınan faturaların katma değer vergisi indirimlerinden reddolunmasında ve 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı, 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden KDV yönünden; 2010 yılı tarhiyatlarına karşı açılan davada …. Vergi Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E…., K:…sayılı kararla davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiğinden, davalı idarece davacının beyan tablosunun ve devreden KDV tutarının, bu karar doğrultusunda yeniden oluşturulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vergi inceleme raporuna istinaden davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının yasal olduğu, kararın aleyhe hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu mahkeme kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen …Metal Demir Hırd. İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı …Metal Demir Hırd. İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu’nda özetle; mükellefin 17/10/2007 tarihinden itibaren tuğla, kiremit, briket vb. inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyeti ile iştigal ettiği, 22/10/2007 tarihinde düzenlenen işe başlama yoklamasında, ödevli şirketin 19/10/2007 tarihi itibariyle yapı malzemeleri, demir, sac ve metal malzeme satımı faaliyetine başladığı, iş yerinde demirbaş olarak 2 adet masa, 1 adet bilgisayar bulunduğu, işçi çalıştırmadığı, 01/12/2008 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinde 1 kişinin çalıştığı, 21/11/2008 tarihinden itibaren yeni adresine taşındığı, 13/03/2009 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin faaliyetine devam ettiği, iş yerinde 1 kişinin çalıştığı, başka bir şubesinin ya da deposunun olmadığı, kayıtlı araç olmadığı, stoklarında yaklaşık 50.000,00-TL tutarında mal olduğuna dair beyan olduğu, 07/12/2009 ve 31/03/2010 tarihlerinde yapılan yoklamalarda, şirketin faaliyetine devam ettiği, iş yerinde 2 kişinin çalıştığı, muhtelif demirbaş ve rafların olduğu, şirketin adresinde tutulan 01/08/2012 tarihli adres tespit tutanağında şirketin söz konusu adresten 30/11/2011 tarihinde kesin olarak ayrılmış olduğu ve yeni adresinin bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, 2009 yılında Ba formu ile 2.636.080,00 TL tutarında mal alımı bildirdiği, mal alımı bildirdiği 23 mükellefin 22’si hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle düzenlenmiş Vergi Tekniği Raporu veya olumsuz tespit bulunduğu, aynı yıl Bs bildiriminin 2.919.347,00-TL olduğu, 2010 yılında Ba formu ile 3.392.859,00 TL tutarında mal alımı bildirdiği, mal alımı bildirdiği 25 mükellefin 22’si hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle düzenlenmiş Vergi Tekniği Raporu veya olumsuz tespit bulunduğu, aynı yıl Bs bildiriminin 3.337.151,00-TL olduğu, 2011 yılında Ba formu ile 4.245.339.00-TL tutarında mal alımı bildirdiği, mal alımı bildirdiği 18 mükellefin 16’sı hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle düzenlenmiş Vergi Tekniği Raporu veya olumsuz tespit bulunduğu, aynı yıl Bs bildiriminin 4.174.543,00-TL olduğu, 2008 KDV matrahının 0-TL, 2009 KDV matrahının yaklaşık 2.600.000,00-TL, 2010 KDV matrahının yaklaşık 4.000.000,00-TL, 2011 KDV matrahının yaklaşık 4.000.000,00-TL olduğu, 2012 ve 2013 yıllarında beyanname vermediği, 148.738,51 TL ödenmemiş vergi borcu olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitler değerlendirildiğinde, mükellefin yapmış olduğu alımların neredeyse tamamının sahte veya sahte olarak değerlendirilebilecek alımlara dayandığı, alımların gerçek olmaması karşısında, yaptığı satışların da gerçek olamayacağı, mükellefin işyerinde yapılan yoklamalara göre, rapordaki hasılat miktarına ulaşılabilecek imalat atölyesi, makina parkı, ticari araç ve yeterli çalışanının olmadığı, şirket tarafından yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, şirketin uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle Vergi Mahkemesi kararının, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Diğer taraftan 2011 yılına ilişkin Katma Değer Vergisi hesabında 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden Katma Değer Vergisi’ de dikkate alındığından 2010 yılı tarhiyatlarına karşı açılan davada verilen …. Vergi Mahkemesi’nin …tarih ve E…., K:…sayılı kısmen kabul kısmen ret kararına atıf yapılarak, davacının beyan tablosunun ve devreden KDV tutarının, bu karar doğrultusunda yeniden oluşturulması gerektiğinin karara bağlandığı, bahse konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesi’nin 19/04/2021 tarih ve E.2016/21535, K.2021/2323 sayılı kararı ile kısmen onandığı, kısmen bozulduğu anlaşıldığından, bu dosyadaki uyuşmazlık hakkında da anılan kararda yer verilen hukuksal nedenler ve gerekçe gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …Metal Demir Hırd. İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin kısmının …ve …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/04/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.