Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2009/973 E. 2009/2958 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/973
KARAR NO : 2009/2958
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından sanık …. yapılan yargılanması sonunda; nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından mahkümiyetine, diğer suçtan beraetine dair …. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen …. gün ve … Esas, … Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi O Yer C.Savcısı ve sanık ile müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Sanık ile müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, sanığa tayin olunan cezanın miktarı nazara alınarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüdü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O Yer C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
Nitelikli cinsel saldırı ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Sanık ile mağdure arasındaki ilişkinin 1997 yılında başladığı, 2002 yılından itibaren de cinsel ilişki boyutuna ulaştığı ve şikayet tarihi olan 12.01.2007 tarihine kadar sürdüğü, bu ilişki nedeni ile mağdurenin hamile kaldığı ve sanık ile birlikte …. özel bir klinikte kürtaj dahi yaptırdığı, 2000 yılında sanığın çektiği mağdureye ait fotoğraflardan ve bu ilişkiden sanığın annesi, abisi ve erkek arkadaşının da haberdar olduğu, keza sanığın bu fotoğrafları evin karşısındaki direğe yapıştırmasına ve hatta arkadaşlarına da göstermesine rağmen mağdurenin sanıkla olan birlikteliğini sürdürmeye devam ettiği gibi başka arkadaşlık ilişkisi de olduğu, sosyal konumu ve yaşı itibariyle her zaman şikayetçi olup sanıkla olan ilişkisinden rahatsızlığını ifade etmesi mümkün iken bu yola tevessül etmediği, bu itibarla santaj suçunun zorlama, cinsel saldırı suçunun ise cebir, tehdit ve irade dışılık öğelerinin olayda oluşmadığı, sanığın borcunu istemesi üzerine mağdurenin şikayetçi olduğu, daha sonra da bu şikayetinden de vazgeçtiği iddia, sanık savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, savunmanın aksine cinsel ilişkinin zorlama ile olduğuna dair sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerin elde edilemediği, reşit olan mağdurenin rızaen cinsel ilişkisinin de suç teşkil etmeyeceği ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek, her iki suçtan da beraetine karar verilmesi gerektiği halde yazılı gerekçelerle mahkümiyetine hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık ile müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre sanığın bilhakkın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilme hususunun mahalline telle bildirmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 10.03.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.