Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/12802 E. 2015/9373 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12802
KARAR NO : 2015/9373
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/04/2014
NUMARASI : 2013/306-2014/314

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, yangın nedeniyle kiralananda meydana gelen hasar bedelinin kiracıdan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının kullanımında iken kiralananda yangın çıkması nedeniyle oluşan hasarların bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, tespit raporuna göre oluşan 8.645,00 TL hasarın faizi ile tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, itirazın iptaline ve asıl alacak olan 8.645,00 TL nin % 40’ı oranında icra tazminatının tahsiline dair verilen önceki hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizin 21.02.2013 tarihli ilamı ile öncelikle davalı kiracının yangının çıkmasında herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gibi tespit raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, öte yandan alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporuyla belirlendiğinden likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceği, icra inkar tazminatının reddine karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda, 5.554,00TL asıl alacak, 805,29 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 6.359,29 TL kısma ilişkin itirazın iptaline, asıl meblağa %40 icra inkar tazminatının yürütülmesine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut delillere bozma gereklerine uygun şekildi karar verilmiş bulunmasına mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin icra tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muaayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Olayımızda, takip konusu kiralanandaki hasar bedelinin varlığı ve miktarı bilirkişi incelemesi ve yapılan yargılama sonucunda saptandığından alacak likit değildir. Önceki bozma ilamında da likit bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına karar verilmesi bozma nedeni yapılmış olup, mahkemece de bozma ilamına uyulduğuna göre koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı yekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.