Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/10271 E. 2015/10321 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10271
KARAR NO : 2015/10321
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 13/03/2015 günlü hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi birleşen dosya davacıları … … ve ark. vekili Av. … … tarafından istenilmekle, tayin olunan 03/11/2015 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … … ve Ark. vek. Av. … … …, … vek. Av. … … ile … … vek. Av. … … ile diğer taraftan … … ve Ark. vek. Av. … … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 254 ada 7 ve 20 parsel sayılı sırasıyla 18021 m² ve 3247,39 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, atalarından intikal ile … … zilyetliğinde olduğu, 254 ada 8 parsel sayılı 7522, 81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle atalarından intikal ile … … zilyetliğindeyse de, Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin … sayılı dosyasında dava konusu olduğundan sözedilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
254 ada 9 ve 10 parsel sayılı sırasıyla 4355,02 m2 ve 4973,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle atalarından intikal ile … … zilyetliğindeyken 2000 yılında iki parçaya bölüp, 9 numaralı parseli oğlu … …, 10 numaralı parseli de … …’a bağışladığı, halen onların zilyetliğinde olduğu,
254 ada 11, 12, 13, 14 ve 15 sayılı parsellerin atalarından intikal ile … … zilyetliğindeyken 2000 yılında taşınmazı beş parçaya bölerek, 12 ve 13 sayılı parselleri … …’ya, 14 ve 15 sayılı parselleri … …’a kayıtsız şartsız hibe ettiği, halen onların zilyetliğinde olduğu, 11 sayılı parseli kendi üzerinde bıraktığı, … …, 14 ve 15 sayılı parselleri de … …’a bağışladığı ve halen onların zilyetliğinde olduğu, ancak sözü edilen parsellerin Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin … ve Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esasında dava konusu olduğundan sözedilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinin … Esasına kayıtlı dosyada davacılar … … mirasçıları … … ve arkadaşları tarafından, davalı sıfatıyla …, … Köyü Tüzel Kişiliği, … … ve … … aleyhine, 04.05.2005 tarihli dilekçede sınırları bildirilen 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince adına tescili istemiyle dava açmış, … dava konusu taşınmazın … adına tescili istemiştir.
Asliye hukuk mahkemesinin … Esasına kayıtlı dava dosyasında; davacılar … …, … …, … …, … …, … … tarafından davalı sıfatıyla … ve … Köyü Tüzel kişiliği aleyhine 02.09.2005 tarihli dilekçeyle … köyü, … beldesi, … mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdikleri 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı … … … satın aldıkları, o tarihten beri nizasız fasılasız zilyet ettikleri iddiasıyla adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlar; …, tescili istenen taşınmazın 4 yönü orman ile çevrili orman içi açıklığı olduğunu iddia ederek, … adına tescilini istemiş, dava görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Davacı … …, 254 ada 9, 10, 11 ve 12 sayılı parsellerin kesinleşen orman sınırları içindeki orman alanı olduğunu ileri sürerek, tesbitlerinin iptalini ve orman niteliğiyle … adına tapuya tescilini istemiş, davalar birleştirilmiştir.
… … 254 ada 7 ve 20, … … 254 ada 12 ve 13, … … 254 ada 14 ve 15, … … 254 ada 11, … … 254 ada 10, … … 254 ada 9 sayılı parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adlarına tescili istemiyle davaya katılmıştır.
Mahkemece katılan davacılar … …, … …, … …, … …, … …, … … ve davacı … …’ın davalarının kabulüne, diğer davaların reddine, çekişmeli 254 ada 12 ve 13 sayılı parsellerin … …, 254 ada 14 ve 15 sayılı parsellerin … oğlu … …, 11 sayılı parselin … …, 10 sayılı parselin … …, 9 sayılı parselin … …, 7 ve 20 sayılı parsellerin … oğlu … …, 8 sayılı parselin … oğlu … … adına tesciline karar verilmiş, hüküm … … mirasçıları … … ve arkadaşları, … ve … … tarafından temyiz edilmesi üzerine …. ve … …. tüm temyiz itirazları, … … ve arkadaşlarının bozma nedeni yapılan temyiz itirazı dışındaki itirazları reddedilerek kısmen bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/12/2013 gün ve … sayılı kararında özetle “… … mirasçısı … … ve arkadaşlarının miras payına dayalı diğer temyiz itirazlarına gelince; davacılar … … ve arkadaşları, çekişmeli parsellerin ortak muris … … zilyetliğindeyken, onun ölümüyle tüm mirasçılarına kaldığı, mirasın tüm mirasçılarının katıldığı bir taksime konu edilmediği, … … tüm mirasçıları adına tescili iddiasıyla dava açmışlardır. Buna karşın adlarına tescil kararı verilen davacı ve davalı gerçek kişiler ise … … mirasının paylaşıldığı, çekişmeli parsellerin … … tarafından sağlığında oğlu olan … …e verildiği, onun tarafından tescil isteyen davacılara satıldığı savunulmaktadır.
Gerçekten de, çekişmeli parsellerin ortak muris … … kaldığı yönünde uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, … … mirasının tüm mirasçıların katılımı ile pay edilip edilmediği yönündedir. Mahkemece … … mirasının pay edildiği, taşınmazların mirasçılardan … …’e düştüğü, onun tarafından adlarına tescil kararı verilenlere satıldığı kabul edilerek, diğer davaların reddiyle, … …’den satın alan zilyetler adına tescil kararı verilmişse de, yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli parsellerin … … kaldığını haber verirken, … … mirasının tüm mirasçıların katılımı ile taksim edildiği ve bu taksime uyulduğu yönünde, somut bir ifade ya da başka bir delil yoktur.
O halde, mahkemece; … … terekesini oluşturduğunu söyledikleri, bu kişiden kaldığı ya da bu kişiye aitken mirasçılarından birisi ya da bir kaçı tarafından üçüncü kişilere satılan taşınır ve taşınmazların tümü tespit edilmeli, tespit edilen parsellerin tespit tutanakları ile dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ile bu parsellerin komşularının tespit tutanakları ve var ise, dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları getirtilmeli, terekeye dahil olduğu belirlenen parsellerden halen dava konusu olanlar var ise, gerçek kişilerin iddiasına göre bu davaların birlikte görülmesinde yarar bulunduğundan, aralarında irtibat bulunan davalar birleştirilmeli, hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan parsellere ilişkin dava dosyaları delil olarak getirtilip, bu dosya içine konulmalı, ortak murisin tüm malları ve malların değerleri yöntemince saptanmalı, yöreyi ve ortak murisi tanıyan yeterince yaşlı yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının katılımı ile bu parsellerin başında yapılacak keşifte, ortak murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında, tüm mirasçıların katılımı ve hür iradesi ile mirasın paylaşılıp paylaşılmadığı, yapılmış ise hangi mirasçının payına hangi taşınmaz ya da taşınmazlar ile taşınır malların düştüğü sorularak, somut olaylara dayalı bilgi ve görgüleri saptanmalı, paylaşımda terekeden kime ne verildiği tereddüte yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit tutanaklarında tutanak tanığı olarak gösterilenlerin beyanları çeliştiğinde bu çelişkiler yöntemince giderilmeli, fen bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişiye uygulamayı gösteren rapor kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra; davacı … … davasına yönelik mahkemece verilen 13/12/2010 tarih ve … Karar sayılı hüküm kesinleştiğinden davasına yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına; müdahil davacılar … …, … …, … …, … …, … … ve … … ile davacı … …’ın davasının kabulüne, diğer davacıların davasının reddi ile çekişmeli 254 ada 7 ve 20 parsel sayılı taşınmazların müdahil davacı … …; 254 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı … …; 254 ada 9 parsel sayılı taşınmazın müdahil davacı … …; 254 ada 10 parsel sayılı taşınmazın müdahil davacı … …; 254 ada 11 parsel sayılı taşınmazın müdahil davacı … …; 254 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların müdahil davacı … …; 254 ada 14 ve 15 parsel sayılı taşınmazların müdahil davacı … … adına aynı ada ve parsel numaraları ve kadastro tespit tutanaklarındaki vasıf ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, … … mirasçıları … … ve arkadaşları, … ve … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1981 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ile 1988, 1989 ve 1990 yıllarında yapılıp 08.07.1991 tarihinde ilân edilerek dava tarihinde kesinleşmiş olan aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2/B uygulaması vardır.
1- Davacı … … ile davalı … temyiz itirazları yönünden;
… … ve … Mahkemenin 13/12/2010 tarih ve … sayılı kararına yönelik tüm temyiz itirazları Dairenin 26/12/2013 gün ve … sayılı kararıyla reddedilerek kendileri yönünden kesinleşmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı … … ile davalı … temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Davacı … … ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
Dava ve temyize konu parsellerin öncesinde malik sıfatıyla … … ve arkadaşlarının miras bırakanı … … zilyetliğinde olduğu, 1949 yılında öldüğü, ölümünden birkaç yıl sonra mirasçılarından eşi … ve oğlu …’in çekişmeli taşınmazları adına tescil kararı verilen kişilerin miras bırakanı … …’a sattıkları ve zilyetliği devrettikleri, … …’ın ise taşınmazları 1970’li yıllara kadar tarla olarak kullandıktan sonra öldüğü, mirasçıları arasında mal paylaşımı yapıldığı ve taşınmazların halen mirasçıları tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı; aynı kökten gelen mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinilmesinin mümkün olmadığı ancak … … ve arkadaşları miras bırakını … … ile taşınmazı satın alan … … arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle zilyetliğe değer verilmesi gerektiği, dava tarihine kadar da adlarına tescil kararı verilen … … mirasçılarının taşınmazlar üzerindeki eklemeli zilyetliğinin 60 yıla ulaştığı ve edinme koşullarının oluştuğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacılar … … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması nedeniyle 1.100.-TL vekâlet ücretinin davacı … … ve arkadaşları ile davacı … … ve davalı … alınarak müdahil davacılar … … ve arkadaşlarına verilmesine, taraflarca 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nın 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilâmının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, aşağıda yazılı onama harcının birleşen dosya davacıları … … ve arkadaşlarına yükletilmesine 03/11/2015 günü oy birliği ile karar verildi.