YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6549
KARAR NO : 2015/4758
KARAR TARİHİ : 28.04.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü … hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın 37/1, 188/3, 62, 52/2-4, 53, 54, 63. maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 5820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair… Ağır Ceza Mahkemesinin 18.10.2012 tarih 2012/366-487 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına güre, sanık …’ın üzerine atılı suçu işlemediği, suçu işleyen gerçek kişinin abisi …. olduğu ve sanık …’ın kimlik bilgilerini kullandığının cezanın infazı sırasında yapılan yazışmalar ve … ile ….ın ifadelerinden anlaşılmış olması karşısında, usul ve yasa hükümlerine aykırı yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 22.01.2015 tarih ve 2014/1956/5241 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2015 tarih ve 2015/32980 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre kanun yararına bozma talebine konu …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.10.2012 tarih 2012/366-487 sayılı dosyasında … olarak yargılanan şahsın aslında …. olduğu, …’ın 10.07.2012 tarihinde yakalandığında …’a ait kimlik bilgilerini kullandığı ve onun adına yargılanarak hakkında ceza hükmü kurulmasına neden olduğunun …. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.09.2013 ve 25.11.2013 tarihli yazıları ile sonrasında yapılan yazışmalar neticesinde anlaşıldığı, kanun yararına bozma talebine konu açıklanan şekilde gerçekleşen hususun …. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2013 tarihli yazısı öncesinde dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmasının mümkün olmadığı, kesin hükümle sonuçlanmış davada ortaya çıkan bu yeni olay ve delil önceden sunulan diğer delillerle birlikte göz önüne alındığında sanığın beraatini gerektirecek nitelikte olduğu ve CMK’nın 311. vd maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi yolu ile çözümlenebileceğinin anlaşılması karşısında; yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için mahkemesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.