Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/1374 E. , 2021/1398 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1374
Karar No:2021/1398
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, Kars ili Sarıkamış ilçesi … Köyü sınırları içerisinde Aras nehri üzerinde kurulan Karakurt Barajı ve HES Projesi için … Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi’ne verilen 26/10/2020 tarihli “Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi”nin (YEK Belgesi) iptali istemiyle … Kurumu’na karşı açılmıştır.
Ankara … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın, görüm ve çözümünün Karakut Barajı ve HES Projesinin üzerinde yer aldığı taşınmazın bulunduğu yerin bağlı olduğu idare mahkemesi olan …İdare Mahkemesi’nin yetkisinde bulunduğu gerekçesiyle dosyanın …İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Erzurum … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ise, dava konusu işlemin enerji kaynaklarından üretilen elektrik enerjisinin iç piyasada ve uluslararası piyasalarda alım satımında kaynak türünün belirlenmesi ve takibi için davalı idare tarafından düzenlenen bir belgeye ilişkin olduğu, taşınmazın aynına ilişkin bir hakkın da söz konusu olmadığı, ayrıca özel bir şirket tarafından üretilen elektriğin de kamu malı sayılamayacağı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünün 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca işlemin nihaî olarak tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkisine girdiği sonucuna varılarak yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için dava dosyasının Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun’un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, Karakurt Barajı ve HES Projesi için …Enerji Üretim ve Ticaret Anonim Şirketi’ne verilen 26/10/2020 tarihli “Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi”nin iptali isteminden kaynaklandığı ve bunun da 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idarî merci olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 6. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Erzurum 3. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara tebliğine, 15/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.