YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/466
KARAR NO : 2015/4828
KARAR TARİHİ : 23.02.2015
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, icra dosya kapsamında haczedilen…plakalı aracın vekil edeni tarafından 23.07.2009 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satın alındığını açıklayarak, istihkak iddialarının kabulü ile dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemece, davacının dayandığı noter satış sözleşmesinin gerçek olduğunun kabul edilmesi halinde aleyhlerine, masraf ve avukatlık ücretine hükmedilmemesi kaydıyla davayı kabul ettiklerini bildirmiş, sonrasında 08.10.2013 tarihli yargılama oturumunda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, haciz konulmasında ve dava açılmasında davalı alacaklının kusuru bulunmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına avukatlık ücreti hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı vekili lehlerine %15’den aşağı olmamak üzere tazminat ve yargılama giderleri hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, hükmü temyiz etmiştir.
Davacı vekilinin, tazminat isteğine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı yararına İİK’nın 97/15. maddesi kapsamında %15’den aşağı olmamak üzere tazminat hükmedilmesine ilişkin yasal koşullar oluşmadığından, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının reddine;
Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nın 312/2. maddesi ile, davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermediği ve ilk duruşmada da davacının talep sonucunu kabul ettiği hallerde yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemeyeceği düzenlenmiştir. Yine, aynı Yasa’nın 309/son maddesi uyarınca, kabulün kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Bu kapsamda, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki açıklamalarının kabul beyanı olarak nitelendirilemeyeceği, bu şekilde davalı alacaklı HMK’nın 312/2. maddesindeki yargılama
giderlerinden sorumlu tutulmamaya ilişkin korumadan faydalanamayacağı, Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğine göre, davacı yararına HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama gideri ve yine HMK’nın 323/1-ğ maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılan avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Davacı vekilinin, bu kapsamdaki temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile; hükmün yargılama giderlerine ve avukatlık ücretine ilişkin bölümlerinin İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.