YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23240
KARAR NO : 2016/1715
KARAR TARİHİ : 21.01.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, alacaklıya haricen yapılan 6.400,00 TL ödemenin takip dosyasına bildirilmediğini ileri sürerek, bu miktar kadar borçlu olmadığının tespitini ve mahkemece tespit edilecek gerçek dosya borcu yönünden takibin devamını talep etmiş, mahkemece menfi tespit talebi yönünden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine, sair taleplerin ise, borçlu tarafından yapılan ödemenin 20.02.2012’de alacaklıca takip dosyasına bildirildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, ödeme emrinin 12.12.2009 tarihinde borçluya tebliğ edildiği ve takibin itirazsız kesinleştiği, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra alacaklıya haricen yaptığı ödemelerin alacaklı tarafından dosyaya bildirilmediğini ileri sürerek icra mahkemesine yaptığı şikayet başvurusunun 11.01.2012 tarihli olduğu, alacaklının ise şikayet incelemesi sırasında 20.02.2012’de icra dairesine başvurarak borçludan toplam 6.650,00 TL haricen tahsilat yapıldığını bildirdiği görülmüştür.
Her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) andaki koşullara göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Sonradan gelişen, değişen olaylar, değerlendirmeye katılamaz (Hukuk Genel Kurulu’nun 11.05.2011 tarih ve 2011/12-177 esas, 2011/300 karar sayılı kararı).
Bu durumda, şikayetten sonraki bir tarihte alacaklı tarafından takip dosyasına yapılan bildirim, şikayetin esasının incelenmesine engel olmayacağı gibi, borçlunun başvurusu İİK’nun 71. maddesi kapsamında takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde yapılan ödemeye ilişkin itfa şikayeti olup, şikayet dilekçesinde yapılan ödeme kadar borçlu olmadığının tespitinin istenmiş olması, HMK’nun 33. maddesinde yer alan hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu kuralı karşısında sonuca etkili değildir.
O halde; mahkemece, İİK’nun 71. maddesi uyarınca şikayetin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
L.B.