YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22693
KARAR NO : 2016/671
KARAR TARİHİ : 19.01.2016
MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi
Dava dilekçesinde, evlat edinmede anne-baba rızasının aranmaması talep edilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlar ile yasal gerektirici nedenlere göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usule ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 19.01.2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetlerini yürütmekle görevli olan davacı kurum, evlilik haricinde dünyaya gelen ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre, koruma altına alınarak hakkında “bakım tedbiri” uygulanan 16.03.2014 doğumlu küçük Eylül Öznur Aydemir’in, evlat edinme hizmetlerinden yararlandırılacağını, ancak ana ve babanın rızasının eksik olduğunu ileri sürerek, Türk Medeni Kanununun 311’inci maddesinde yer alan sebeplerle evlat edinmede ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesini istemiş; mahkemece; “rızanın aranmaması kararının, küçüğün kuruma yerleştirilmesinden sonra, evlatedinme kararından bağımsız olarak istenmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle istek reddedilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 312’nci maddesinin (1.) fıkrasının son cümlesinde yer alan “küçüğün yerleştirilmesinden önce” ifadesiyle kast edilen, küçüğün Devletin koruması altına alınmış olması değil, gelecekte evlat edinilmek amacıyla yerleştirilmesidir. Küçük, davacı kurum tarafından gelecekte evlat edinme amacıyla “Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük” (R.G. 15.03.2009 gün ve 27170 sayı) hükümleri çerçevesinde henüz bir yerleştirme işlemine tabi tutulmadığına göre, aracı kurum, evlat edinmede ana ve/veya babanın rızasının aranmaması kararı isteyebilir. Başka bir ifade ile davacı kurum, başvuru zamanını geçirmiş değildir. Bu bakımdan Medeni Kanunun 311’inci maddesinde gösterilen rızanın aranmamasını gerektiren şartların bulunup bulunmadığı araştırılıp incelenerek neticesine göre karar verilmelidir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğa katılamıyorum. 19.01.2016
Karşılaştırıldı A.Ç.