Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2015/2717 E. 2015/8229 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2717
KARAR NO : 2015/8229
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

T.C.
YARGITAY
23. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ : Ankara Batı … Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili kooperatifin maliki olduğu taşınmaz üzerinde inşaat yapılması hususunda dava dışı ….. Şti. ile …. Şti. ortak girişimi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, dava dışı yüklenicinin yapması gereken işleri yarım bırakarak gittiğini, müvekkili kooperatifin, kat mülkiyetine geçmek ve iskân alabilmek amacıyla taşınmazdaki eksiklikleri yaptığını, yükleniciden daire satın alan davalının yükleniciyle birlikte sorumlu olduğunu, iskân için yapılan masrafların kooperatif üyesi olmayan daire sahiplerince de hisseleri oranında ödenmesi gerektiğini, 21.07.2013 ve 16.02.2014 tarihli kat malikleri genel kurulunda bu hususta karar alındığını, davalının 2.000,00 TL bakiye ödemesi için hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, site yönetimine geçildiğinden davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacı kooperatif ile dava dışı yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre tüm dairelerin bitmiş ve iskânı alınmış olarak teslim edileceğini, 29.04.2009 tarihinde yapılan ek sözleşme gereğince yüklenici tarafından yapılmayan imalatlara karşılık davacı kooperatife verilen beş daire rayiç değer üzerinden satılarak mevcut imalat ve borçlara harcanacağından davacının bu beş daire ile sitedeki tüm dairelerin iskân ruhsatı da dahil tüm giderlerini üstlenmeyi kabullendiğini, davacının bu beş dairenin bir kısmını üyelerine verdiğini, bir kısmını ise iş karşılığı devrettiğinden talep edilen bedelin hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi davalının, yükleniciye halef olduğu, yüklenicinin yarım bıraktığı işlerin davacı kooperatif tarafından tamamlandığı, peyzaj, aydınlatma, iskân ruhsatı, çevre düzenlemesi için yaptığı masraflardan davalının arsa payına 3.000,00 TL isabet ettiği, davalının 1.000,00 TL davacıya ödeme yaptığı, geri kalan kısmını ise ödemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı kooperatif ile dava dışı ….Şti. ile …. Şti. ortak girişimi arasındaki 06.06.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak yükleniciden daire satın alan davalıdan eksik iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, dava dışı yükleniciler tarafından 02.06.2009 tarihli satış sözleşmesi ile B blok 5 numaralı bağımsız bölümün adi yazılı satış sözleşmesi ile davalıya satıldığı, aynı gün tapuda devir işleminin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sözleşmenin tarafı olmayan davalı, dava dışı yüklenicilere isabet eden daireyi tapuda devralmış olup, davacının yükleniciye yönelik sadece bu payın tescili istemi ile sınırlı olarak yüklenicinin payına halef olmuştur. Davacının, geriye etkili fesih koşulları oluştuğu iddiasıyla, davalıya tapu iptal ve tescil istemi ile husumet yöneltmesi mümkün ise de, bunun dışında yükleniciye yöneltebileceği eksik iş bedelini davalıdan istemesi mümkün değildir. (Dairemizin … tarih ve … E., .. K; .. tarih ve … E., .. K. sayılı ilamları da bu yöndedir.)
Bu durumda, mahkemece, dava dışı yükleniciler tarafından sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve borçların davalıya devredildiğine ilişkin davacı tarafça bir iddiada bulunulmadığı ve yazılı bir temlik sözleşmesi sunulmadığı gözetilerek, davacının sözleşmenin tarafı olmayan davalıdan, dava dışı yükleniciler ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, husumetin dava dışı yüklenicilere yöneltilmesi gerektiği, davalının pasif husumet sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.