Danıştay Kararı 4. Daire 2018/2964 E. 2021/2230 K. 13.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/2964 E.  ,  2021/2230 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/2964
Karar No : 2021/2230

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Çelik Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/11,12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının mal aldığı Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik Demir Çelik Hırd. Mad. ve Kim. Mad. End. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden alınan faturaların sahte olmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin cezalı tarhiyatlara ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik Demir Çelik Hırd. Mad. ve Kim. Mad. End. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde; 01/09/2009 tarihinden itibaren Beyoğlu/İstanbul adresinde elektrik malzemeleri toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 01/09/2009-01/09/2010 tarihleri arasında Galata Vergi Dairesinin, 01/09/2010-20/01/2011 tarihleri arasında Ümraniye Vergi Dairesinin mükellefi olduğu, mükellefiyetinin 20/01/2011 tarihi itibariyle resen terk ettirildiği, kuruluştaki ortaklarının … ve … oldukları, … ‘in 09/06/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisselerini … ‘a devrettiği, 04/09/2009 tarihli yoklamada, iş yerinin 20 m2 olduğu, çalışan personelin olmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, elektrik malzemeleri toptan satışı ile iştigal ettiği, az miktarda emtia bulunduğu, 13/09/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin yaklaşık 150 m2 olduğu, satışa hazır emtia bulunduğu, 28/10/2010 tarihli yoklamada, 1 işçinin çalıştığı, şube veya deposunun olmadığı, mükellefin daha çok gümrüklerde depolarda kalan emtiaları ihaleyle aldığı, Karaköy’den müşteri portföyü vasıtasıyla toptan pazarladığı, adına kayıtlı aracın olmadığı, 20/01/2011 tarihli yoklamada, adresin kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmada mükellefin tanınmadığı, dışarıdan bakıldığında iş yerinin içinde kıymet ifade etmeyen birkaç parça elektrik malzemesinin bulunduğu, kurumun tarh dosyasında defter tasdik bilgileri ve fatura basım bilgilerine rastlanmadığı, bir kısım alış faturalarının ibrazına ilişkin yazının 07/01/2011 tarihinde işçisi …’e tebliğ edildiği, kurum tarafından 17/01/2011 tarihinde vergi dairesine verilen dilekçe ile söz konusu evrakların hazırlanabilmesi için 15 günlük ek süre istenmesine rağmen sözü edilen evrakların ibraz etmediği, 2010 ve 2011 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannamelerini vermediği, şirket müdürü … ‘a 31/10/2014 tarihinde tebliğ edilen defter ve belge isteme yazısına rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, kurumun 2009 yılında herhangi bir mal ve hizmet alımına rastlanmadığı, 2010 yılı KDV matrahları toplamı 2.188.845,74 TL olmasına rağmen karşı firmalar tarafından verilen Ba formlarında toplam 3.924.218,00 TL tutarında alış yapıldığının bildirildiği, 2011 yılına ilişkin olarak KDV beyannamesi vermemesine rağmen karşı firmalar tarafından verilen Ba formlarında toplam 1.566.772,00 TL tutarında alış yapıldığının bildirildiği, 2010 yılında toplam 1.305.292,00 TL tutarında alış yaptığını bildirmesine rağmen karşı firmalarca sadece 140.200,00 TL tutarında satış bildiriminde bulunulduğu, 2011 yılında alış bildiriminde bulunmadığı, karşı firmalarca 21.574,00 TL tutarında satış bildiriminde bulunulduğu, faaliyeti süresince sadece 9,97 TL tutarında vergi borcu ödemesi yaptığı, bunun dışında hiçbir ödemede bulunmadığı tespitlerine yer verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, anılan mükellefin Ba/Bs formlarının uyumsuz olduğu, belirtilen ciroları yapacak ticari organizasyonunun (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın kısmen kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 13/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.