YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34326
KARAR NO : 2016/3887
KARAR TARİHİ : 15.02.2016
MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte şikayetçinin itfa itirazında bulunarak takibin iptali ve icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İİK’nun 149. maddesinde; “İcra memuru, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmişse ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” düzenlemesi mevcut olup, madde içeriğinden, borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
HMK.nun 124/3.maddesi uyarınca maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin kabulü için, karşı tarafın rızası aranmaz. Aynı maddenin 4.fıkrasında da “dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hükmün icra takiplerinde de uygulanması gerekir. Dolayısıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte, asıl borçlu takipte gösterilip, ipotek veren gösterilmemiş ya da ipotek verene takip yöneltilip asıl borçlu hakkında takip yapılmamış ise bu durum kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından HMK.nun 124/3.maddesi uygulaması ile anılan kişi sonradan takibe dahil edilmek suretiyle eksiklik giderilebilir.
Somut olayda takibe konu ipotekli… İli, …. Mahallesi 5028 Ada 7 Parsel A Zemin 4 nolu bağımsız bölümün 05/06/2012 tarihinde şikayetçi… tarafından …’dan satın alındığı ve dolayısıyla taşınmazın takip tarihi itibariyle tapuda şikayetçi … adına kayıtlı olduğu, ancak adı geçen şikayetçinin takipte yer almadığı, bir başka anlatımla asıl borçlu ile aralarında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu halde hakkında takip yapılmadığı (kendisine takibin yöneltilmediği) anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, alacaklı tarafça talepte bulunulduğu takdirde şikayetçi ipotek borçlusunun takibe dahil edilmesi için alacaklıya kesin süre verilmesi, bu süre içerisinde ek takip talebi düzenlenerek takibin şikayetçi ipotek borçlusuna yöneltilmesi (icra emri gönderilmesi) halinde bildirilen itiraz nedenleri hakkında bir karar verilmesi, verilen kesin süre içinde takibin şikayetçi ipotek borçlusuna yöneltilmemesi halinde ise … İli,… Mahallesi 5028 Ada 7 Parsel A Zemin 4 nolu bağımsız bölümle ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
ZA