YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18325
KARAR NO : 2015/31818
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık …hakkında: Mahkumiyet Sanık … hakkında: Beraat
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Katılan … ile ortak oto alım satım işi yapan sanık…’ın birlikte yaptıkları alışveriş nedeniyle…’ya verdikleri borçlusu… olan kendisininde kefil olduğu bonoları, katılana ait çekleri vererek geri aldıktan sonra bonoları katılana iade etmeyerek üzerlerindeki kendi kefil imza ve ismini karalamak suretiyle borcuna karşılık tanık…’e verdiği,…’inde gerçekte ticari ilişkinin tarafı olmayan ve alacaklı sıfatıda bulunmayan sanık…’ı bilgisi dahilinde bonoların alacaklısı haline getirip, sanık … tarafından da katılan… aleyhine icra takibinde bulunma şeklinde gerçekleşen olayda katılan tarafından verilmeyen senette, bilgisi dahilinde alacaklı hale getirilen sanık … eyleminin TCK’nun 209/2. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve yüklenen suçun tüm unsurları itibariyle sübuta erdiği gözetilmeden sanık. …ın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi uyarınca; “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, somut olayda sanık…’ın senetleri …’e aynı anda vermesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi, kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK’nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı,
3- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.