YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21403
KARAR NO : 2015/32068
KARAR TARİHİ : 22.12.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık ….’nün gizli ortağı olduğu şirket için verilen çek karnesini, imza yetkisi olan diğer sanıkların bilgi ve rızaları dışında alıp yetkisi olmamasına rağmen düzenleyerek müştekiye verdiği iddiasından ibaret olayda; sanığın tüm aşamalarda istikrarlı olarak “şirketin gizli ortağı olup tüm işleri kendisinin yürüttüğünü, iş görüşmelerini ve ödemeleri kendisi yaptığı için iş seyahatine çıkarken çek karnesini yanına aldığını, çek karnesinin kendisinde olduğunu diğer sanıkların bildiğini ve rızalarının olduğunu” beyan etmesi karşısında, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği cihetle, maddi gerçeğin ve suça konu çekin müşterek imza yetkileri olan diğer sanıkların bilgileri ve rızaları üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti bakımından, diğer gizli ortak olduğu belirtilen …’nın tanık sıfatıyla celbi ile ayrıntılı beyanının alınması, sanık tarafından şirkete ait çek karnesinden daha önce imzalanıp ödenen çekler olup olmadığı ilgili bankadan araştırılıp gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişiler de tanık olarak dinlenerek sonucuna göre sanığın sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği saptanıp hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
II-Kabule göre de;
1- Mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/3. maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında sanığın suça konu çeki tanzim edip katılana verdiği 01.11.2010 yerine 06.12.2010 olarak yanlış gösterilmesi,
3- Gözaltında kalan sanık hakkında TCK’nun 63. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.