Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/5611 E. 2015/14705 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5611
KARAR NO : 2015/14705
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ : …. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, davacı….’in sevk ve idaresinde olan, davacı …’ın yolcu olarak bulunduğu araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu, davacıların yaralandığını, aracın tamir edilemeyecek şekilde hasarlandığını, mahkeme aracılığı ile hasar tespiti yapıldığını belirterek davacı …. için 4.100,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminatın, davacı …. için 500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.100,00 TL maddi zararın olay tarihi olan 13.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2013 yılı için 1.820,00 TL’dir.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden manevi tazminat yönünden karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacılar vekilinin manevi tazminat yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, diğer yargılama giderlerin de olduğu gibi delil tespiti giderlerinin de davada haksız çıkan tarafa yükletilmesine karar verilmelidir. Davacının, dava açılmadan önce İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/49 Değişik İş sayılı dosyası ile hasar bedelinin belirlenmesi yönünden delil tespiti yaptırdığına ve mahkemece bu tespitte belirlenen zarar miktarının davalıdan tahsiline karar verildiğine göre, tespit dosyasında davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin hüküm altına alınması gerekirken bu hususun gözden kaçırılması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinde “posta masrafı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ayrıca 465,50 TL tespit dosyası masrafı” ibaresinin eklenmesine ve aynı bentteki “toplam 660,09 TL” yerine “toplam 1.125,59 TL” yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.