YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18997
KARAR NO : 2015/32196
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında her iki suçtan beraat
Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan: düşme
Resmi belgede sahtecilik suçundan: mahkumiyet
1-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı yönünden;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı 30.05.2005 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü yönünden;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 30.05.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
3-Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık …’in beraatine, sanık …’in ise mahkumiyetine dair verilen kararlar yönünden;
a-Suça konu …, …, …, . adına düzenlenen raporlarda mevzuata aykırı olarak değişkilik yapan… ve. . ile tahrif edilen rapor fotokopilerini onaylarken dikkatli özeni göstermeyen…’nda görevli.. ve … hakkında açılmış bir dava bulunup bulunmadığının araştırılmak suretiyle açılmış ise ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, birleştirme olanağının bulunması halinde kamu davalarının birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikali sağlanıp, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Dosya içerisinde bulunan 15.11.2012 ve 28.12.2011 tarihli jandarma kriminal raporları doğrultusunda incelemeye esas suça konu reçete, sağlık kurulu raporları ve küpürlerin sahte olup olmadığı hususunda inceleme yapılmak üzere belgelerin asıllarının temin edilmesi; sanıklar ile reçeteler üzerinde adı geçen ve ilaçları aldığına dair adlarına atfen imza bulunan kişilerin, samimi ve huzurda yazı ve imza örnekleri alınarak, suça konu belgelerdeki yazı ve imzaların sanıkların eli ürünü olup olmadığına dair uzmanından rapor alınması suretiyle, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Sanık … hakkında farklı tarihlerde birden fazla sahte belge düzenlediğine ve kullandığına dair iddia bulunması karşısında, belgelerin sayısı göz önüne alınarak 765 sayılı TCK’nın 80. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı olduğundan, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.