YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19483
KARAR NO : 2016/1755
KARAR TARİHİ : 11.02.2016
Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada ilamında belirtilen gerekçe ile davalı yönünden davanın kabulüne, diğer davalı … yönünden ise davanın reddine, karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece verilen ilk hüküm de ceza davasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kabulüne ile kurum alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, verilen hüküm dairemizce, soyut ifadelere dayanmayan, uzman bilirkişi kurulundan alınacak kusur raporu ile sonuca gidilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması isabetsiz bulunarak, bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Davaya konu olayda da, mahkemece bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsetmek olanaksız olup, Kurumun taraf olmadığı ceza dosyasındaki sosyal güvenlik hukuku bakımından denetime elverişli olmayan kusur oranlarının işbu davaya ilişkin bağlayıcılığı bulunmadığı nazara alınarak, kazanın oluşuna uygun uzman bilirkişi heyetinden, kusur oran ve aidiyeti konusunda denetime uygun rapor alınarak, karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalı … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem hâlinde davalı …’e iadesine, 11.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.